JİLETLİ TEL 45CM VE 70 CM .
ŞANTİYE, DEPO,FABRİKA KORUMADA İDEAL GROUPENERJİ : 0216 3402538-39 |
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
3D PANEL ÇİT UYGULAMALARI |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
28.02.2009 Rotterdam çıkışlı hurda fiyatları 220-225$ gerilemiş durumda 28.02.2009 Hızlı Faiz İndiriminin Nedeni ?...(Denizbank 02.03.2009 Ekonomi Bülteninden alınmıştır. )" Merkez Bankası 75 ya da en fazla 100 baz puan faiz indirir diye düsünürken Ocak ayındaki 200 puanlık indirime yakın bir 150 baz puanlık faiz indirimiyle sasırttı. Raporlarımızı düzenli takip eden müsterilerimiz 22 Aralık 2008 tarihli (sayı 34) raporumuzda yer alan “Merkez Bankası son dönemdeki bu son derece vizyonlu yaklasımını sürdürmeli ve bugün %15 olan faizi en kısa zamanda %10-12 aralığına çekmeli” seklindeki yorumumuz ile bu faiz seviyelerinin aslında bizi sasırtmadığını gayet iyi biliyorlar. Hatta 2 Subat 2009 tarihli “Faizler Nereye Kadar iner ?” baslıklı DenizBank Ekonomi Bülteni’nde de “2009 sonuna gelindiğinde Türkiye’de gecelik faiz %10’un altı gibi bugün hiç tahmin edilmeyen yerlere gelmis olabilir” derken yine bu tür hızlı indirimlerin gelebileceği görüsümüz vardı. Ama yine de (1) Türkiye’de 2006 öncesi dönemde vizyonlu ve ne yaptığını bilerek cesur davranan bir para politikası uygulaması göremediğimiz ve (2) mevcut yönetimin de son 200 baz puanlık faiz indirimi sonrasında “Kurul, önümüzdeki aylarda yapılması öngörülen faiz indirimlerinin önemli bir kısmını erkene almanın, finansal kosullardaki ek sıkılasmanın telafi edilmesine katkıda bulunacağını düsünmektedir” açıklamasını yapınca gayet doğal olarak Subat ayında 100 baz puanlık bir faiz indirimi bile gözümüze fazla gözüküyordu. Sonuç olarak, dünyadaki ve Türkiye ekonomisinde son gelismeleri son derece doğru yorumlayan Merkez Bankası (bize göre) fevkalade doğru bir yaklasımla gecelik faizi %10-12 aralığına çekti. Yapılan açıklamalara bakılırsa faiz indirimlerinin bu bandın altına doğru hareketine devam etmesi gayet mümkün. Bilanço Resesyonu’na Dikkat !... Bir çok ekonomist/analist hala bu faiz indirimlerinin neden yapıldığını kavrayabilmis değil. Hala faiz kararlarını enflasyon hedeflemesi çerçevesinde yorumlayanlar ve hatta (maalesef ki öyle) yeni bir IMF anlasması sinyalinin geldiğine yoranlar var. 2007 ortasında kendisini göstermeye baslayan global krizin finansal sistemin bilançolarında yaptığı tahribat ve sistemin yeniden yapılandırılması asamalarından sonraki ekonomik asamasındayız. Kredi aktarımının kesilmesi (ve hala eski haline gelememesi) ile artan issizlik ve belirsizlikle bozulan güven ortamı tüm dünyada tüketim ve yatırım harcamalarını ciddi sekilde vuruyor. Daha bir kaç ay öncesine kadar “gelismis ülkelerde ekonomiler küçülse de gelismekte olan ülkeler sayesinde dünya ekonomisi %2-3 büyür” denirken artık dünya ekonomisinin de küçüleceği anlasılmaya ve açıkça raporlarda dile getirilmeye baslandı. Krizin ilk iki asamasının reel sektör bilançolarını da vuracağı asikar olduğu halde hep bu “iyimser temenniler” nedeniyle reel sektör yüksek stoklarla yakalandı. Simdi stoklara da yükleniliyor ama talep tarafı da zayıfladığı için stokları eritmek zaman alacak. Stoklar belli seviyelere eridikten hemen sonra da gaz pedalları yeniden körüklenerek eski stok seviyelerine çıkılamayacak (V ya da U değil L seklindeki ekonomik performansın anlamı bu). Çünkü yasanan kriz basit bir finansal kriz değil. Global ekonomi aynı 1929-33 ABD depresyonunda ya da 1990’ların basından beri süregelen Japonya deflasyonunda olduğu gibi yüksek borçlarla bu krize yakalandı. Raporlarımızda defalarca dile getirdiğimiz gibi türev piyasalar (özellikle seküritizasyon) bu borçlanmanın ardındaki mekanizmaydı. Dolayısıyla, hala daha tamir edilemeyen finansal sistem bir sekilde, ki artık tek çare kamulastırma gibi gözüküyor, çalısmaya baslasa dahi reel sektördeki “bilanço resesyonu” yani sirketlerin (ve tüketicilerin) kendilerini rahat hissedecek ve yeniden risk almaya baslayabilecek seviyelere kadar borçlarını geri ödemeleri süreci devam edecek. Üstelik finansal sistemdeki tahribat çok uzun sürdüğü için reel sektör bilançolarındaki tahribat da giderek büyüyor. Aynı durum Türkiye ekonomisi için de geçerli. Siparislerin azalması karsısında elden geldiğince stoklar likidite edilmeye ve nakit akısı korunmaya çalısılıyor. Geçmise göre kredi imkanları daha dar ve maliyetli. Ama aynı zamanda bir iki sektör dısında sirketlerin tahsilat sorunları da büyük (bu halen reel sektörün dile getirdiği en büyük sorun bu ama zaten sormaya gerek yok; ödenmeyen çek ve senetlerdeki patlama durumun böyle olduğunu açıkça gösteriyor). Stokların devreye girdiği durumda satıslar zayıflayınca da doğal olarak üretim yavaslıyor. Bu döngü dıs talebin özellikle vurduğu sektörlerde zaman zaman üretimin tamamen durmasına da neden oluyor. Son aylarda üretimin de kapasite kullanımının da hızla düsmesinin sebebi bu İhracat tarafında da durum farklı değil. Siparislerde Kasım ve Aralık aylarında %10’lara varan düsüsler varÖrneğin, diğer sektörlere göre biraz daha iyi konumda denebilecek tekstil sektöründe en büyük ihracat pazarı olan Avrupa Birliği’nden gelen siparisler küçülüyor. İlk basta sanki küçük siparisleri fiyatlamakta zorluk çeken (üretim altyapısı büyük siparislerde fiyat avantajı yaratabilen) Çin’e göre rekabet avantajı olacakmıs gibi gözükse de siparisler geçmise göre küçüldüğü için yine tatminkar değil. Siparisler aynı zamanda değisken. Türk üreticiler mevcut ortamda AB’den gelen siparis değisikliklerine cevap verebilecek sekilde stoklu çalısamıyorlar; mevcut belirsiz ortam ve zorlasan (azalan ve pahalılasan) finansman kosulları bunu engelliyor. Bu ortamda otoritelerin yaptıklarıyla (ne yapabiliyorlarsa) hedeflemeleri gereken iki temel sey var: (1) Kredi mekanizmasına destek vererek sirketlerin nakit akısı yaratma ihtiyaçlarını azaltacaklar, (2) Tahsilat ve tüketime destek vererek sirketlerin nakit akıslarını destekleyecekler. Merkez Bankası’nın radikal faiz indirimlerinin arkasında da bunlar var. Güçlü mevduat bazına sahip olan, kredimevduat oranları bir çok ülkenin altında seyreden Türkiye’de asıl sorunun finansal sistemden ziyade reel sektörde olduğunu artık herkes biliyor. Ama yine bir çok ekonomistin dile getirdiğinin aksine, reel sektörün asıl sorunu son yıllarda hızla yükselen döviz borçlarını kurların hızla yükselmesiyle geri ödemekte zorlanacak olmaları değil. Bir kriz ülkesi olan Türkiye’de reel sektör bu konuda yeteri kadar tecrübeli. Doğu Avrupa’da bugün yasanan döviz cinsi ev kredilerindeki geri ödeme sorunlarını Türkiye yıllar önce Emlak Bankası döviz kredilerinde yasayarak öğrenmisti. Sirketler de yine türev piyasalarında Doğu Avrupa’dakilere göre geçmis tecrübelerini kullanarak daha bilinçli pozisyonlar alıyorlar. Ayrıca yerli yatırımcılar ya da sirketler Doğu Avrupa’dakiler gibi “AB nasılsa yardım eder” seklinde düsünmüyorlar. Bu tür kur soklarına hazırlıklı, geçmise göre daha esnek ve uzun vadeli borçlanmıs durumda ve kurlardaki hızlı ani yükselisi yumusatacak mekanizmalar var (yerli bireysel döviz mevduat sahiplerinin her kur sıçrayısında cüretkar satısları, kayıt dısından gelen varlıklar, ve gerektiğinde Merkez Bankası’nın devreye girebileceği beklentileri gibi). Asıl sorun/risk reel sektörün borçlarını geri ödeyebilecekleri nakit akısını yaratamayabilecek olmaları. Bunu yaratabilmeleri için gerekli ekonomik ortamın sağlanamaması. Bu durumda borcun döviz veya TL olmasının ya da kurların inip çıkmasının önemsiz kalacağına dikkat. Reel sektörü en fazla zorlayacak olan enflasyon süratle gerilerken borç yükünün reel olarak ağırlasması. Faizler, ister enflasyonla savasmak isterse de kurları tutmak amacıyla olsun (ki ikisi de aynı zaten) yüksek kalırken enflasyon gerilediğinde sirketlerin borç yükü giderek (reel olarak) ağırlasıyor. Bunu ancak yine reel olarak büyüyebilirlerse göğüslemeleri mümkün. Ama bugünkü ekonomik ortam, iç ve dıs talebin zayıflığı, Aralık ayında imalat sanayi üretiminin %28 düsmesiyle açıkça gösterdiği üzere, buna izin vermiyor. Bu yük ağırlastıkça ya da ağırlasacağı öngörüldükçe reel sektör nakit akısını daha fazla ön plana çıkartıp kredi yüklerini azaltmaya çalısacak (=bilanço resesyonu). İşin ilginci, bu strateji kendiliğinden enflasyonu düsürüp reel finansman maliyetlerini arttıracak zaten. Dolayısıyla, reel sektörün bu yük altında ezilmemeleri için otoritelerin de finansman maliyetlerini düsürerek katkı yapmaları kadar doğal bir sey olamaz. Bunu Merkez Bankası yapmasa kamu devlet bütçesinde yapmak zorunda kalacak. Elbette politika faizinin düsürülmesi muhakkak sirketlerin finansman maliyetleri azalacak demek değil. Risk primi yükselebilir ya da gecikmeli yansıyabilir (o nedenle de mümkün oldukça önden yüklemeli olmalı). Ama yansıyıp yansımayacağını politika faizini düsürmeden bilmek mümkün değil. Özetle, radikal faiz indirimlerinin enflasyon hedeflemesi ya da IMF ile doğrudan bir ilgisi yok. Global ekonominin içinde bulunduğu kriz ve bunun Türkiye ekonomisine reel sektör üzerinden siddetli biçimde yansıması para politikasının gevsemesini gerektiriyor. Hem para politikası bütçe politikasına göre gevsemeye daha müsait hem de para politikası gevsemezse bütçe politikası gevsemek zorunda kalacak. O nedenle Merkez Bankası faiz indirimlerinde radikal davranıyor ve böyle yapması da son derece doğru; sasılacak ya da elestirilecek bir sey yok. Bütçe Politikası ve IMF... Yaklasık bir yıldır IMF ile sürdürülen bir görüsme trafiği var ve bu ekonomik gündemi mesgul ediyor ve piyasalarda kısa vadeli spekülatif hareketler yaratıyor. Finansal kamuoyunda IMF ile bir an evvel bir anlasma yapılması görüsü hakim. Burada iki faktör ön plana çıkartılıyor: (1) IMF Türkiye’ye para verecek (20-30 milyar $), Hazine bu sayede kreditörlere finansal nakit akısında ortaya çıkabilecek sıkısıklıkları asabileceği mesajını iletecek, daha rahat ve daha düsük maliyetle borçlanabilecek, (2) IMF, yapılacak anlasmayla bütçe harcamalarını disiplin altına alacak, gerekli yapısal reformları zorlayacak, bunu ve Hazine’nin IMF yardımıyla sorun yasamayacağını gören yurtdısındaki finansal kaynaklar (özel sektör) Türkiye’ye kredi açacak ve böylece döviz likiditesinin azalması engellenecek. Global krizin siddeti ve sürecine yönelik beklentiler ekonominin büyüyebilmesi için gerekli iki önemli kanalı tıkıyor. Hem kredi kosullarının zorlasması hem de tüketici güveninin azalmasıyla (olumsuz istihdam, gelir beklentileri gibi) finansal yük altına giremeyen tüketiciler temel ihtiyaçları haricindeki harcamalarını azaltıyorlar. Bu uzun durgunluk dönemini attan düsmeden geçirmek isteyen sirketler de yine benzer sebeplerle zorunlu yatırımlar (amortisman gibi) dısındaki uzun vadeli ve getirilerinden emin olamadıkları yatırımların riskine giremiyorlar (haklı olarak). Temel iktisat derslerini alan herkesin bilebileceği üzere ekonomiyi büyütecek tek kanal olarak geriye devlet (bütçe) harcamaları (ya da vergi destekleri) kalıyor. Eğer diğer harcamalar uzun süre artamayacaksa ve bu süreçte devlet de hiç bir sekilde devreye girmeyecekse ekonomi de büyüyemeyecek demektir. Üstelik büyüyemeyecek ekonomi dönüp bütçe dengesini (son aylarda açıkça görüldüğü gibi) bozuyor. Elbette Türkiye’de bütçe desteği imkanının sınırlı olduğu, son 5 yıldır kamu borcunun GSYDH’ya oranı düsürülürken yasanan sıkıntılar nedeniyle her türlü destek ve harcamada iki kere düsünülmesi gerektiği biliniyor. Bir çok ülkede ortaya konan milyarlarca dolarlık paketler mümkün değil. Mikro kalemlerde bile zorlanılıyor. Örneğin büyük sorun yasayan otomotiv sektörüne AB ülkeleri 8-10 yıl arasında hurda araç indirimi verirken, Rusya bankaların otomobil kredilerini sübvanse ederken, Türkiye’de hurda araç indirimi 30 yılla sınırlı kalıyor. Mevcut kısıtlar içerisinde ağırlık sosyal desteklere kayıyor (burada issizlik sigorta imkanlarının genisletilmesi, islerini kaybedenlerin yeniden yetistirilmesi gibi önemli çabaları kastediyoruz; diğer politik tartısmalara konu olan harcamaları değil). Ama ihracatçıların KDV alacaklarının erken ödenmesi, isithdama devam sartıyla istihdam vergi yükünün azaltılması gibi adımlarla ekonomik büyümeye destek verilerek (yani önce verip sonra alarak) devletin net gelirlerini arttırabilecek çesitli adımlar da mümkün. Diğer ülkeler de zaten destekleri öylesine vermiyorlar; bir sektöre destek verdiklerinde sektörün aksi takdirde ödeyemeyeceği vergi ödemelerini hesaplayarak net olarak karlı olduklarını (vergi mükellefinin çıkarını koruduklarını) düsünüyorlar. Yukardaki 1. madde üzerinden IMF ile yapılacak bir anlasmanın faydası olabilir. Gerçi bu sorun bugün için yok ama yarın ortaya çıkmayacağını öngörmek de kolay değil. Ama bunun haricinde özellikle 2. maddeye güvenilmemeli. Bugünkü global ortam IMF Türkiye ile anlasma yaptı diye kredi kanallarını açabileceği bir ortam değil. Yabancı kaynaklar kendi ülkelerinde dahi kredi vermekte zorlanıyorlar. Bu nedenle devletin bütçe harcamalarındaki zaten sınırlı esnekliği tamamen yok edeceği bir IMF anlasması ile devlet desteğinin yurtdısı kredi desteği ile ikame edilebileceğini düsünenler çok yanılıyorlar. IMF ile ilgili olarak bugün dikkate alınmayan ama alınması gereken çok önemli iki husus daha var. 27.02.2009 Kütük ihracat Mart teklifleri 350$-370$ aralığına gerilemiş durumda.BDT üreticilerinin rekabeti fiyatları bu seviyelere çekmiş durumda ve genel tercih Ukrayna ve Rus üreticilerinden yana. 27.02.2009 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çarşamba günü yaptığı açıklamada IMF’nin istediği “nereden buldun” uygulamasına 2 Mart’ta başvuruları sona erecek varlık barışı ile çelişeceği gerekçesiyle karşı çıktıklarını söyledi. (Referans Gazetesi) IMF tarafından dün düzenlenen basın toplantısında konuşan IMF Dış İlişkiler Bölümü Kıdemli Danışmanı Dawid Hawley, Türkiye ile görüşmelerin “birkaç başlık”ta devam ettiğini söyledi. Hawley, “Türkiye ile program hakkındaki görüşmelerimiz son kalan birkaç başlık altında devam ediyor. Bunlar orta vadeli mali reform programı ile ilgili. Özellikle de mali politikanın global ekonomik koşulların daha fazla bozulmasına ne kadar hazır olduğunu ve 2009 ile 2010 maliye politikası konusundaki görüşmelerin tamamlanmasını içeriyor” dedi. (Reuters) IMF’nin artırılmasına karşı çıktığı bütçeden belediyelere aktarılan kaynağın bu yıl yaratacağı ek maliyet 3,9 milyar lira. Belediyelere aktarılan kaynak, kamu harcamaları açısından da sorun yaratıyor. (NTVMSNBC) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
26.02.2009 Tekirdağ, Kırımlı Gümrük Antreposunun çelik hasır (60 Ton ) tedarikçisi olan Group Enerji, yine aynı işletmenin çevre güvenlik çitlerinin(650mt) jiletli panel çit ve kapı imalatlarınında tedarikçisi ve uygulamacısı oldu. Çolakoğlu Metalurji üretimini sene sonundan bu yana %25 azalttı ve üretim kısıntılarının devam edeceği tahmin ediliyor.Yassı üretimine dönmek için kangal haddesini satan Çolakoğlu inşaat demiri üretiminede ara vermiş bulunuyor. İzmir bölgesinde 8 mm sıkıntısı devam ediyor. Fiyatlar bu bölgeden Bursaya kadar cazibesini nakliye indirimleriyle birlikte koruyor.25.02.2009 itibariyle teslim fiyatları kalın demirler için:Bursa 850;Kütahya 850 ; Eskişehir 850 Çelik Hasır fiyatlarıda tonajlı olarak bu bölgelere uygun fiyatlara veriliyor Bursa 820+kdv, Bilecik 810-820+kdv Mısır, ihracatın hedef ülkelerinden biri olan Mısırda yerel üreticiler Mart ayı üretimleri için ithal ürünlerle rekabet için fiyat indirmeye hazırlanıyorlar. Buda BDT ülkelerinde olduğu gibi yine ihrac fiyatlarının inmesine sebep olacak gibi görünüyor. Nereye kadar ? aradaki fark nakliye ve maliyet sınırına gelinceye kadar !!! Karabük 25.02.2009 yeni fiyat listesi yaptı inşaat demiri fiyatları değişmedi 729+kdv kaldı. IPE - NPI - NPU (160-200) fiyatlarında -20tl/ton ;HEA / HEB (120-260) (Standart) fiyatlarında -25tl/ton indirime gitti. Piklerin fiyatlarıda dolar bazında indirildi.Kütük fiyatlarıda 40TL/TON +KDV indirildi.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 25.02.2009 Nakliye Fiyatlarında damping İşsizlik nakliye fiyatlarında da indirimlere yol açtı. Karaahmetoğlu/Foça İbrahim Bey ile yapılan görüşmede Foça'dan bütün bölgelere ortalama 2Tl/ton indirimler söz konusu olduğu bildirildi. Bu indirimler bazı illerde daha fazla oluyor ve gününe göre değişiyor. Örnek olarak Bursa -5Tl/ton indirimle KDV dahil 30 oldu.Dolayısı ile Yukarıda verilen Foça'dan teslim fiyatlarda gerilemeler söz konusu olup gününe göre aşağı yönde değişebilmektedir. Fiyatların telefonla teyid edilmesi gerekmektedir. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
25.02.2009 FED Başkanı Bernanke Salı Günkü konuşmasında böyle bir krizin yaralarının sarılmasının yıllar alacağını fakat 2009 senesi sonunda bu krizden çıklımaya başlanacağını ve 2010 senesi içindede toparlanmanın başlayacağı konusunda iyimser olduğunu belirtti. Bunu takiben ABD'de borsalar biraz olsun toparlandı. Bu toparlanma için finansal sektörün ayakları üstünde durur hale gelmesinin tüm sektörler için şart olduğunu belirtti. YATIRIMCILARA BİR YAZI :ERDAL SAĞLAM (Hürriyet) Başbakan Tayyip Erdoğan, IMF ile Türkiye arasındaki stand-by pazarlıklarının düğümlendiği üç konuyu açıkladı. Erdoğan, Gelir İdaresi'nin özerk kuruma dönüştürülmesi, mükelleflere 'nereden buldun' sorgulaması yapılması talepleri ile yerel yönetimlerin gelirini artıran yasal düzenlemenin iptali beklentisini karşılamalarının mümkün olmadığını söyledi. Öte yandan Erdoğan, IMF ile yeni Stand-By Düzenlemesi'ni "işlerine gelirse" imzalayacaklarını yineleyerek, bunun 29 Mart'ta yapılacak olan seçim öncesi ya da sonrası olabileceğini söyledi. (Sabah Gazetesi, Reuters) Ecoyatırım-"Bernanke’nin büyük bankalara el konulmayacağına yönelik söylemi piyasalarda sert hareketlere neden oldu. Bir süredir global borsaların aşağı hareketinde etkili olan Lehman Brothers’taki çöküşün Citigroup gibi devlerde de yaşanacağı endişesi Bernanke’nin açıklamaları ile dağıldı. Buna bağlı olarak sert alımların yaşandığı ABD borsalarında Dow Jones’un 7350 seviyesinden günü tamamladığını gözlemliyoruz. Dow’daki bu alımların bugün Avrupa borsalarına da aynı şekilde yansıması beklenmelidir. Ancak ekonomik görünümün temelinde bir değişiklik olmadan gerçekleşen bu alımlar kısa vadeli olarak düşünülmelidir. Geçtiğimiz aylarda da olduğu üzere global borsalarda dışsal haberlerle yaşanan tepki alımları kısa vadeli yukarı kanallar oluşturmaktadır. Ancak daha sonrasında borsalarda yön yeniden aşağı çevrilmektedir. Buna paralel olarak yaşanabilecek iyimserliğin önümüzdeki günlerde yeniden olumsuza döneceğini düşünüyoruz. Bugün için ise Avrupa borsalarında %3-%5 aralığında çıkışlar gözlenebilir. Bernanke açıklamalarıyla varlıklardan dolara geçiş yaşanması sonrasında yükselen paritede bugün yine Bernanke ve konu verileri etkili olacaktır". (ecoyatirim.com) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
24.02.2009 Körfez Ülkelerine Türkiye'den yapılan 430-440$ cfr teklifler alıcı bulamıyor !!! 24.02.2009 İngiltere'de inşaat ve ticari emlak sektörü zor günler yaşıyor. Düşen emlak değerleri ,mevcut kiracıların ödeme zorlukları sektörü yerden yere vuruyor. Bankalardan istedikleri kredileri bulamayan sektör hisse senedi satışı ile kendisine nakit arıyor. Bu nakit miktarı 2.9bn$ olarak tahmin ediliyor.Bu zorluklar inşaat demiri satışlarının yanında profil ve köşebent satışlarınıda %49 oranında düşürmüş bulunuyor. Geçen üç ay içinde yaklaşık 171 adet şirketin iflas başvurusunda bulunduğu bildiriliyor. Geçen aylarda Türk üreticilerin bu bölgeye yapmış oldukları inşaat demiri tekliflerinin ne kadar anlamsız olduğu görülüyor !!!
Dünya Ticaret Örgütü (WTO) Genel Sekreteri Pascal Lamy, ABD’nin 787 milyar dolarlık ekonomiyi canlandırma paketine eklenen “Amerikan malı al” maddesinin “korumacılığı teşvik ediyor” diye eleştirildiğine dikkat çekerek, "Ancak karışık bir paketin parçası olan bu madde küresel ticaret kurallarına uygun bir şekilde uygulanacaktır" dedi. Lamy, dünya ticaretindeki daralmanın önümüzdeki yıl yerini büyümeye bırakacağını söyledi. Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen de, özellikle ABD ve Avrupa Birliği'nde artan korumacılık eğilimlerinin, dünyayı sarsan krizde kronikleşme tehlikesi yarattığı uyarısında bulundu. Bakan Tüzmen, küresel kriz nedeniyle gelişmiş ülkelerin korumacı politikalarını sürdürmesinin gelişmekte olan ülke ekonomilerini olumsuz etkileyeceğine dikkat çekti. (Hürriyet Gazetesi, Referans Gazetesi) Eco Yatırım-"Günün erken saatlerinde ABD’nin bankacılık sektörüne ilişkin gelen veriler gün içi denklemleri değiştirdi. Oldukça gerilimli bir güne hazırlanan piyasalarda ABD yönetiminin bankalara el koyma yerine ortak olma yolu ile destek sağlayacağı haberleri tablonun olumluya dönmesine neden oldu. Buna bağlı olarak gerileyen dolar kurunda görülen en düşük seviye ise 1,6770 oldu. Ancak daha öncede dikkat çektiğimiz üzere yeni bir dalganın içinde olan piyasalarda iyimser hava uzun sürmedi. Nitekim, ABD seansında AIG haberi görünümü yeniden değiştirdi. AIG’in ek devlet yardımı olmazsa batacağına yönelik haberler dolar kurunda yukarı yönlü sert bir harekete neden oldu. 1,7 seviyesini aşan dolar kurundaki çıkış eğiliminin bugün de devam etmesi beklenmelidir. Nitekim, Dow’un yeni dip arayışına girdiği ortamda dolar kurunun yeni zirve arayışında bulunması olağan karşılanmalıdır. Aşağı hareketlerde 1,68’de desteğin bulunduğunu düşündüğümüz dolar kurunda direnç seviyesi olarak ise 1,74 takip edilmelidir" (ecoyatirim.com) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 23.02.2009 İzmir -Foça'da 8mm inşaat demiri sıkıntısı yaşanıyor, dolayısı ile fiyatı diğer çaplara göre yukarıda . BDT Karadeniz teslimi inşaat demiri fiyatları -30$ fob düşerek 400$/tona gerilemiş durumda .En son teklifler 440$ civarındaydı 17.02.2009 tarihinde. Bunu takiben Türk ihrac fiyatlarındada hafta içi gerileme beklemek mümkünmü??? BDT kütük fiyatları ise aynı seviyelerini koruyor 350-370$ fob Karadeniz teslimi. Yurdışı fiyatlar aşağı meyilli olduğu zamanlarda ,yurt içinde olduğu gibi,üreticilerin yeni sipariş almaları daha zorlaşıyor. Potansiyel alıcılar beklemeyi tercih ediyorlar. BDT Kütük fiyatlarının Mart ayı içinde sabit kalarak istikrarlı gitmesi bekleniyor. BAE Merkez Bankası sancılı olan bankacılık sektörüne 10bn$ enjekte etmeyi planlıyor.İnşaat sektörünün kredi bulmakta zorlandığı ,kredilerin iptal olduğu bir ortamda bu karar moralleri biraz düzelteceğe benziyor. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 23.02.2009 Merkez Bankası faiz indirimi sonrasında döviz piyasasına ilişkin yeni önlemleri devreye soktu. Döviz depo piyasasında borç verme faiz oranı dolar için %7’den %5,5’e, Euro için %9’dan %6,5’a düşürüldü. Döviz depo piyasasında bankaların kendi aralarındaki işlemlerin vadesi 1 aydan 3 aya uzatıldı. (NTVMSNBC) Devlet Bakanı Mehmet Şimşek’in IMF ile görüşmelerde yaşanan sıkıntılardan saydığı kayıtdışının önlenmesi ile ilgili olarak yeni bir adım atmaya hazırlanan hükümet bir yılla sınırlı olmak kaydıyla gelir-gider arasındaki farkı vergilendirecek. Bu bir yılda belli kriterlere göre gelir-gider arasındaki bağlantı kurulmaya çalışılacak. Daha sonra da yapılan beyan, Gelir Vergisi'nin kendi grubuyla bağlantılandırılacak. Yani "kaynağı ne olursa olsun gelir ile gider arasındaki açıklanamayan fark vergilendirilir" uygulaması daraltılmış olacak. (Referans Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 20.02.2009 Merkez Bankası, kısa vadeli faiz oranlarını 0,5 olan beklentilerin oldukça üzerinde 1,5 puan düşürdü. Karar sonrasında gecelik borçlanma faiz oranı %11,5’e, borç verme faiz oranı ise %14’e çekildi. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu açıklamasında, son dönemde açıklanan verilerin iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın sürdüğüne işaret ettiği belirtilerek, uluslararası kredi piyasalarındaki ve küresel ekonomideki sorunların devam ettiği kaydedildi. Toparlanmanın zaman alacağını ve önümüzdeki dönemde enflasyondaki düşüşün hızlanarak yıl sonu hedefine öngörülenden önce ulaşılacağının tahmin edildiğini belirten MB, finansal sistemdeki akışkanlığın ve kredi piyasalarının etkin bir şekilde çalışmasının önemine dikkat çekerek, bu doğrultuda döviz likiditesi ile ilgili ek düzenlemelerin devreye sokulması konusunda mutabık kalındığını belirtti. (NTVMSNBC) | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
18.02.2009 İhracat pazarında savaş rüzgarları Kuzey Afrika pazarı için devam ediyor.Avrupalı inşaat demiri üreticileri Türkiye'nin ihrac hedefi olan Kuzey Afrika ülkelerine fiyatlarını 440-450$ fob olarak revize ettler. Fiyatta rekabetçi olabilmeleri için Türk üreticilerin bu fiyatların altına teklif yapmaları gerekiyor. Daha önce BDT'li üreticiler fiyat bakımından yerli üreticileri zorlamışlardı ve bunun sayesinde fiyatlar geriye çekilmişti. Zayıf talep fiyatlandırma mekanizmasını aşağı yönde çalıştırmaya devam ediyor. 19.02.2009 Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF'den daha önce gündeme getirdikleri hususlar konusunda yeni bir perspektif beklediklerini, birkaç gün içinde görüş gelebileceğini söyledi. Türkiye'de potansiyel olarak daha fazla gelir elde etmenin mümkün olduğuna inandıklarını belirten Şimşek, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın önümüzdeki dönemde çeşitli reformlarla güçlendirileceğini söyledi. (Sabah Gazetesi) Ocak ayında oldukça kötü performans gösteren bütçenin, yaklaşık 2 milyar lira olan 3G mobil telefon lisans bedelleri sayesinde Mart ayında olumlu bir tablo sergilemesi bekleniyor. Tarafların imzalaması gereken imtiyaz sözleşmelerine ilişkin Danıştay'ın görüşünün önümüzdeki günlerde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK) iletmesi bekleniyor. Danıştay'ın görüşünün ardından operatörler sözleşmeleri imzalayacak ve toplam 970 milyon euroluk lisans bedeli Hazine'ye aktarılacak. (Sabah Gazetesi) Dünya Altın Konseyi (World Gold Council), 2008 yılında altın yatırım talebinin bir önceki yıla kıyasla %64 arttığını ve önceki yıla kıyasla 15 milyar dolar daha fazla altın yatırımı yapıldığını açıkladı. Dünya Altın Konseyi'nden dün yapılan açıklamada, 2008 yılında yatırımcıların altına yönelmesiyle birlikte altın talebinin, dolar bazında %29 artış göstererek, 102 milyar dolara ulaştığı, yılın son çeyreğinde talebin, 2007'nin aynı dönemine kıyasla tonaj bazında %4 artışla 3 bin 569 ton olarak gerçekleştiği duyuruldu. (Referans Gazetesi) ABD'nin yeni Türkiye Büyükelçisi James Jeffrey, krizi yenmek için yapılacak birçok şeyin olduğunu belirterek, IMF ile Türkiye arasında devam eden görüşmelere dikkat çekip, IMF ile yeni bir programın mevcut riskli ortamda Türkiye'ye fayda sağlayacağına inandıklarını söyledi. (Referans Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 17.02.2009 Riskten kaçış, yatırımcının altına olan ilgisinin artmasına neden oluyor. Altın bugün spot piyasada son 7 ayın en yüksek seviyesi olan 962 dolar 95 sente kadar yükseldi. Altının yükselmesinde hisse senedinden çıkan yatırımcının güvenli liman arayışı etkili oluyor. Euro, sterlin, Kanada doları ve Güney Afrika randı cinsinden altın fiyatları, güvenli liman alımları sonrasında tüm zamanların en yüksek değerlerine ulaştı. Altının Euro cinsinden fiyatı 761.73 Euro olurken, sterlin cinsinden fiyatı 679.48 sterline ulaştı. Altının Güney Afrika para birimi rand cinsinden fiyatı 9.824 randa çıkarken, Kanada doları cinsinden fiyatı 1.207 Kanada dolarına yükseldi. AKSU: 1000 DOLARIN GÖRÜLMESİ MUHTEMEL Altın fiyatlarındaki seyri NTVMSNBC’ye değerlendiren Goldaş Kuyumculuk Finans Müdürü Gökhan Aksu şunları söyledi: “Uluslararası piyasalarda yaşanan gelişmelere bağlı olarak, altın fiyatlarındaki aşağı ve yukarı yönlü hareketlerin önümüzdeki haftalarda da devam etmesi bekleniyor. Düşük faiz ortamı ve borsalarda yaşanan düşüşler nedeniyle paranın yönü şimdilik altın gibi görünüyor. Altın fiyatlarının 1000 doları görmesi muhtemel ancak bu seviyelerden gelebilecek kâr realizasyonlarına dikkat etmek gerekiyor. Günümüzde yaşanan piyasa hareketlerinin, olağanüstü bir durumun sonucu olarak algılanmasında fayda var. Dolayısıyla altın fiyatlarında da sürekli aynı trendin devam etmesi pek olası görünmüyor. Tarih ve rakamlar da bu durumu teyit ediyor. Şöyle ki; Ağustos 2007’de 663 dolar, Mart 2008’de 1032 dolar, Ekim 2008’de 681 dolar, Şubat 2009’da 960 dolar seviyeleri dip ve tepe noktaları olarak görüldü. Bugünlerde ise fiyatların 1000 dolar psikolojik seviyelerine yaklaşıldığı görünmekte. Uluslararası piyasalardaki gelişmelere paralel olarak fiyatlarda hızlı hareketler yaşanabilir.” ALTIN ALMANIN ZAMANI MI? Aksu, yatırımcılara şu önerilerde bulundu: “Yatırımcı açısından altın fiyatlarında kritik seviyelere gelinmiş durumda. Alternatif yatırım araçlarından sağlanan gelirler azaldıkça, paranın yönü altına dönüyor. Ancak, bugünkü seviyelere bir ay gibi kısa bir sürede ulaşılması, fiyatların alım için riskli seviyelere geldiğini gösteriyor. Altın almak isteyen yatırımcılara önerimiz, daha makul seviyelerden alım yapmaları olacaktır. Uluslararası piyasalarda yaşanan gelişmeler yakından takip edilmeli. Dünya ekonomisine ilişkin pozitif gelişmeler ve olası kâr realizasyonları altın fiyatlarını negatif olarak etkileyecektir.” Anadolu Yatırım Stratejisti Halil Reçber de, altın fiyatlarının 930 doların altına inmediği sürece 1000 doları görme ihtimali olduğunu söyledi. (NTVMSNBC) | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
17.02.2009 BDT Rusya ve Ukrayna üreticiler inşaat demiri fiyatlarında 30$ indirime gitti.Fiyatlar 420-440$ fob arası. Bu indirim Türk üreticilerin fiyatlarını aşağı almalarına daha önceki gibi sebep olacakmı ? Hem kış şartları,hem iç piyasa talep darlığı hemde yurdışı fiyat baskısı fiyatların daha aşağı gidebileceğinin sinyallerini veriyor. Bekleyip göreceğiz.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
16.02.2009 ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Barack Obama'nın sunduğu 787 milyar dolarlık ekonomik teşvik paketini onayladı. Senato ve Temsilciler Meclisi tarafından uzlaşmayla miktarı belirlenen paket, Temsilciler Meclisi'ndeki oylamada 183'e karşı 246 oyla kabul edildi. Paket oylanmak üzere Senato'ya gönderilecek. (Dünya Gazetesi) ABD hükümeti, ev hacizlerini dizginlemeye yönelik plan hazırlıyor. Bu doğrultuda Obama yönetiminin mortgage kredilerini ödeme zorluğu çeken ev sahiplerini sübvanse edecek bir program üzerinde çalıştığı bildirildi. (NTVMSNBC) Euro Bölgesi ekonomisi 2008’in son çeyreğinde önceki çeyreğe göre tarihin en büyük daralmasıyla %1,5 küçüldü. Beklenti, ekonominin %1,3 daralacağı yönündeydi. Bölgenin en büyük ekonomisi Almanya %2,1, ikinci büyük Fransa %1,2, üçüncü büyük İtalya %1,8 küçüldü. (NTVMSNBC) ECB Yönetim Kurulu üyesi Axel Weber, "Alışılmışın dışındaki bazı mücadele yöntemlerini şimdiden belirledik" ifadelerini kullandı. Benzer yöndeki açıklamalar daha önce ECB Başkanı President Jean-Claude Trichet, Italya'da Mario Draghi ve Fransa'da Christian Noyer tarafından dile getirilmişti. Avrupa Merkez Bankası son dönemlerde, ABD ve İngiltere Merkez Bankaları tarafından uygulamaya konulan, devlet ve şirket tahvillerinin piyasadan satın alınması yolunu takip etmesine yönelik baskılar altında kalıyor. (Dünya Gazetesi) Japonya'da gayri safi yurtiçi hasıla, dördüncü çeyrekte %3,3 daralırken, yıllık bazda %12,7 oranında küçüldü. ABD'deki kredi krizine doğrudan maruz kalmamasına rağmen Japonya ekonomisinin ihracata bağımlılığı ve iç talebin düşük seyretmeye devam etmesi, daralmanın diğer büyük ekonomilerden daha yüksek seviyede gerçekleşmesine neden oldu. Beklenti daralmanın %10 seviyesinde olacağı yönündeydi. (Reuters) Roma'daki G-7 toplantısı sırasında, Japonya ile Uluslararası Para Fonu (IMF) arasında 100 milyar dolarlık bir kredi anlaşması imzalandı. Japonya Maliye Bakanı Shoichi Nakagawa ve IMF Başkanı Dominique Strauss-Khan arasında imzalanan anlaşma, IMF'e 100 milyar dolara kadar kredi sağlanmasını öngörüyor. Strauss-Khan anlaşma sonrasında yaptığı değerlendirmede, sağlanan ek krediden memnuniyetini belirterek, "İmzalanan anlaşma, Japonya'nın dünyanın ekonomik sorunlarına çok taraflı bir yaklaşımı desteklemede önemli bir rol üstlendiğini göstermektedir" dedi. (Dünya Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 13.02.2009 Mart ayı üretiminden satış için inşaat demiri Mısır ihracat teklifleri -20$ inerek 460$-470$ fob aralığında. Serbest Ticaret anlaşması Mısır ile Türkiye arasında vergisiz ticaret olmasını sağlıyor. Ocak-Şubat 2009 arası Mısır ihracatı 100.000ton seviyelerinde. Serbest Ticaret anlaşmamız olmayan Cezayir %15 gümrük vergisi uyguluyor. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
12.02.2009 Türkiye Liman teslimi kütük teklifleri -20$ inerek 380-390$ Mart üretiminden teslim. İlgilenen çok az. Yurt dışı piyasalara sessizlik hakim. 12.02.2009 Karabük yeni fiyat listesi yaptı !!! 729+kdv oldu inşaat demirleri 12.02.2009 2008 İnşaat Demiri'nin ihracat gözdesi Dubai'de işler sapa sarmış durumda.Önceden demirini almış olan inşaatçı gelen kriz nedeniyle borcunu ödeyemez duruma düşmüş durumda.Emlak fiyatlarının düşmesi ,yapılan inşaatların satılamaması,bankaların yeni kredi vermemesi inşaatçıları çok zora sokmuş .Milyonlarca $ mertebesindeki eski borçlar ödenmiyor ve sınırlı sermayesi olan inşaat firmalarının Mart ayı sonu itibariyle %50sinin batacağı tahmin ediliyor. Dolayısı ile bu bölgeden gelen ithalat tekliflerine şüpheyle bakılması gerekiyor. Alacağı olan tüccarların yeni sipariş vermesi bir yana, stoklardaki inşaat demiri ve yerel üretim bu bölgeye yeteceği gibi diğer İran ve Irak pazarına bile hizmet etmek üzere girişimlerde bulunuluyor. Çin çelik ihracatı Aralık 2008-Ocak 2009 arası bir ay içinde % 40 azaldı !!! 3.17 mlt dan 1.91 mlt düştü. Buda dünyanın her sektörünün üretim bakımından ne durumda olduğunun göstergesi . Çin'den "Amerikan Çeliği Kullan" kampanyasına anlamlı tepki. Çin'de "Çin çeliği kullan" uygulaması olmayacağını belirten yetkililer ihtiyac olduğu sürece yabancı ve yerel malzemelere eşit mesafede duracaklarını belirttiler. Sonuçta Çin net ihracatçı konumunda . Amerika'daki olası bir uygulamadan en çok yara alacak onlar. Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren başkanlığında dün toplandı. Toplantıya Devlet Bakanları Kürşad Tüzmen ve Mehmet Şimşek ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ın yanısıra Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ve yeni yönetim kurulu üyeleri de katıldı. TÜSİAD Başkanı Yalçındağ, toplantının başında yaptığı açıklamada, ele alınacak konu başlıkları arasında IMF’i de sıraladı. Özel sektör, toplantıda ekonomi yönetimine IMF ile gelinen son noktayı sordu. Şimşek ise IMF ile müzakerelerde üzerinde uzlaşma olmayan birkaç konu olduğunu bildirdi. Şimşek, "O konulara ilişkin Davos’ta birtakım temaslarda bulunduk. Temasların müzakere pozisyonuna yansımasını bekliyoruz. O konuda henüz yeni bir gelişme olmadığı için, fazla söyleyecek birşey yok" dedi. (Hürriyet Gazetesi) Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, krizle ilgili olarak üzerinde çalışılan ve 4 bileşeni olan tedbirler setini kısa süre içinde paylaşacaklarını bildirdi. Ekren, 4 bileşenli olan paketin ana maddelerini, 'finansman ve krediler', 'vergi', 'işsizlik ve istihdam', ile sektörel tedbirler' olarak dile getirdi. Paketi kısa süre içinde açıklayacaklarını bildiren Başbakan Yardımcısı Ekren, TBMM'ye sunulan bir başka yasa tasarısında da SSK primleri ile vergilerin birlikte toplanmasının mümkün olacağını kaydetti. (Sabah Gazetesi) Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Tahir Uysal, uluslararası doğrudan yatırımlarda 2009 yılı için beklentilerin, daha keskin bir düşüşle %40’lara varabileceğini belirterek, “2009’u kayıp bir yıl olarak nitelendirmemiz sanırım kimseye sürpriz olmayacak” dedi. (Milliyet Gazetesi) Türkiye Yatırım Destek ve Promosyon Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, finans piyasalarında yaşanan dalgalanmanın ardından kriz ortamında Türkiye’ye yatırımcı çekebilmek için strateji değişikliğine gittiklerini söyledi. Bugüne kadar yabancı yatırımcı çekmek için dokuz sektöre ağırlık verdiklerini belirten Korkmaz, “Ancak dünyayı etkisi altına alan kriz nedeniyle bir strateji değişikliğine gittik. Bundan sonra Türkiye’ye yatırım yapmaları için nakit zengini olan şirketlerle ve spekülatif alanlara yatırım yapmayan hedge fonlarında aralarında bulunduğu 100 büyük yabancı yatırımcıyı hedef seçtik ve onlarla temas kurduk” dedi. (Milliyet Gazetesi)
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
11.02.2009 Avrupa'ya Türkiye'den inşaat demiri ihrac teklifleri 30Euro inerek 350-370Euro cfr olarak veriliyor. Avrupa krizin içinde ,fiyat zacip olsada,alıcı oluşturmak zor. 11.02.2009 Avrupa Birliği Çin menşeyli kangal demir ürünlerine %24 anti-damping vergisi uygulayarak yerel üreticileri ucuz ithal mallarından korumayı seçti.Türk ürünleri bu verginin dışında tutuldu. Financial Times Gazetesi, “Gecikme, Türkiye’yi küresel bir bozulmaya veya kendi ekonomisindeki sorun sinyallerine kırılgan yapıyor. Analistler, Türkiye’nin 2009 yılında 15-30 milyar dolarlık bir finansman açığı ile karşı karşıya olduğunu tahmin ediyor ve daha derin bir resesyonu veya liranın değer kaybını önlemek amacıyla IMF parasına ihtiyacı olacağını söylüyorlar” diye yazdı. Öte yandan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, IMF ile görüşmelerde gelinen noktada, en ideal olan neyse ona göre karar vereceklerini söyledi. (Referans Gazetesi) Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin (YASED) Türkiye’ye yatırım çekmek amacıyla bu yıl üçüncüsünü düzenlediği “Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımlar İçin Güvenli Bir Liman” konferansı küresel krizin gölgesinde kaldı. Bugün İstanbul’da başlayan ve 2 gün sürecek olan konferansa küresel kriz nedeniyle katılacak CEO sayısı düştü. Geçen yıl 10 yabancı ve 7 Türk CEO’nun katıldığı konferansa, bu yıl 4 yabancı CEO ve 3 Türk CEO katıldı. (Referans Gazetesi) Dünyanın önde gelen çimento üreticisi Fransız Lafarge, Türkiye’den çıkıyor. Lafarge S.A., Türkiye’de çimento ve agrega-beton sektöründe faaliyet göstermekte olan iştiraklerindeki hisseleri ile ilgili olarak stratejik opsiyonlarının değerlendirilmesi amacıyla, danışman firma JP Morgan muhtemel yatırımcılarla görüşmelere başladı. (Hürriyet Gazetesi) Küresel krizin merkezi ABD’de tekstil ve hazır giyim pazarının hızlı küçülmesi bu pazara çok yüklü üretimler yapan Çin’de yüzlerce firmayı zora sokunca, Türk üreticilere talep patladı. 5-7 Şubat tarihleri arasında CNR Expo’da düzenlenen IF 13’üncü Uluslararası Moda Fuarı’na katılan firmalar özellikle Avrupalı alıcılardan büyük ilgi gördüklerini, yeni ihracat bağlantıları yaptıklarını söylediler. (Hürriyet Gazetesi) ABD Hazinesi ve Fed bankacılık kurtarma planında yapılacak değişiklikleri açıkladı. Önceki adı Sorunlu Varlıkları Kurtarma Programı olan (TARP) plan Finansal İstikrar Programı olarak yeniden isimlendirildi. Planda bankaların toksik borçlarını satın alacak “kötü banka”nın yerini kamu ve özel sektör fonlarını kullanacak yeni model aldı. ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner’in açıkladığı yeni banka kurtarma planına göre özel kamu ortaklığı ilk etapta 500 milyar dolarla varlık alımına başlayacak. Banka kurtarma planının finansman kapasitesinin 1 trilyon dolara çıkabileceği açıklandı. Geithner, aktifleri 100 milyar dolardan fazla bankaların stres testi ve koordine gözetim incelemesine tabi olacağını açıkladı. Sermaye enjeksiyon planı kapsamında, imtiyazlı menkul kıymetler adi hisseye çevrilebilecek. Devletten sermaye yardımı alan bankalar, başka sağlıklı kurumları satın alamayacak. Kapsamlı konut programının ise birkaç hafta içinde açıklanacağı kaydedildi. (Sabah Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
10.02.2009 Karabük 10.02.2009 tarihi itibariyle yeni fiyat listesi düzenledi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “IMF ile ülkem menfaat elde etmediği sürece kusura bakmayın bu anlaşmaya imza atmayız” dedi. IMF’ye olan borcun 23,5 milyar dolardan 8 milyar dolara indiğini belirten Erdoğan, “IMF ile anlaşırsak anlaşırız, anlaşamadığımız takdirde 8 milyar dolar borcumuzu öder, yolumuza kendi kaynaklarımızla devam ederiz. Bu kuruluş, önüme beni sıkıntıya sokacak bir protokol getirirse imzalamam. Bunu IMF’nin birinci adamına da söyledim” dedi. (Milliyet Gazetesi) 09.02.2009 BDT kangal(filmaşin) üreticileri fiyatlarını -30$ aşağı çekerek 440-450$ çektiler. Uluslararası pazarda bekleyerek daha ucuza alma psikolojisi devam ediyor. Aynı şeyi yurt içi pazar içinde söylemek mümkün. Potansiyel alıcılar (cıvatacılar,çiviciler,çelik hasırcılar) stoktan uzak duruyorlar .Bu durum üretimlerini aksatsada bekleyerek daha ucuz almak bu zararlarını telafi ediyor. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
06.02.2009 DOMİNO etkisi 03.02.2009 tarihinde BDT kütük ihrac fiyatlarının düştüğünü belirterek domino etkisinin olabileceğini yazmıştık. Türk üreticilerden tepki 2 gün gecikmeli geldi ve Türk ihrac kütükleri -20$ gerileyerek 390-400$ fob geriledi.Hafta başı BDT üreticiler kütük fiyatlarını 20$ geri çekmişlerdi. Buna paralel inşaat demiri fiyatları teklifleride -20$ etkilendi , 470-480$ fob. Fiyat belirlemede ihracatın referans noktası olduğu bir kez daha ispatlandı. İstanbul Demir Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Serdar Koçtürk "Amerikan Çeliği Kullan " Kampanyasının serbest ticaret anlaşmalarına ters düştüğünü belirtti.(Bizde uygulanmakta olan %22.4 Gümrük Vergisi-anlaşmalara ters düşmüyormu ????) Yurt içinde 05.02.2009 tarihinde Payas bölgesinde fiyatlar 10TL/ton kadar artarak 860TL/ton olarak gerginliğe yol açsada bu gerginlik fazla sürmedi. Bu bölgede Irak ihracatı haric fazla hareket yok. İzmir bölgesinde de fiyatlar biraz toparlanarak 850 seviyelerindeydi. Haftaya Karabük Demir Çeliğin kampanya yapabileceği söylentisi var. Daha önce kampanyadan alınan demirlerin hala stoklarda olduğu düşünülürse, kampanya fiyatlarının tüccarın elindeki ortalama fiyatı aşağı yönde çekecek derecede cazip olması lazım. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF), dünyanın en büyük ekonomilerini kapsayan G-20 grubunun 31 Ocak ve 1 Şubat tarihlerinde İngiltere’nin başkenti Londra’da yaptığı bakanlar toplantısı için hazırladığı değerlendirme notunda, Türkiye ekonomisinin bu yıl %1,5 oranında küçülmesinin, gelecek yıl da %3,5 büyümesinin beklendiği belirtildi. IMF’nin değerlendirmesinde Türkiye ekonomisinin 2008’de %1 büyüdüğü tahminine de yer verildi. Değerlendirmede, Türkiye’de enflasyonun bu yıl ortalama %7,9’a, 2010’da da %6,9’a düşmesinin beklendiği kaydedildi. (CNN Türk) Maliye ve Çalışma bakanlıklarının hazırladığı kriz paketi, Meclis gündemine taşındı. Pakette, kısa çalışma ödeneğinin %50 artırılmasından hurda indirimine kadar toplam 34 madde bulunuyor. Düzenlemeye göre, illerin gelir ve sosyo ekonomik gelişmişlik düzeyine göre yatırımlara devlet katkısı verilecek. Devlet her il grubu için kurumlar vergisini % 90’a kadar indirerek yatırımları destekleyecek. Yatırımın ölçeğine göre katkı oranı % 25 - 45 olacak. Doğu ve Güneydoğu illerine tekstil ve deri işletmelerine %75’e kadar kurumlar vergisi indirimi sağlanacak. (Milliyet Gazetesi) Avrupa Merkez Bankası (AMB) faizini değiştirmeyerek %2,0 seviyesinde bıraktı. AMB Başkanı Jean-Claude Trichet, faiz indirimine gitmemesine rağmen önümüzdeki aylarda “kantitatif gevşetme” politikalarında hızlanacağının sinyalini verdi. Trichet, gecelik para piyasası faizleri koridorunu genişletme konusundan alacağımız dersleri bir sonraki toplantıda değerlendireceğiz, dedi. Trichet reel ekonomiye ilişkin ise son verilerin Euro Bölgesi ekonomilerinde gerilemenin derinleştiğini teyit ettiği ve gelecek çeyreklerde büyümedeki zayıflamanın devam etmesini beklediği değerlendirmelerini yaptı. Trichet harmonize enflasyonun (HICP) 2009’da keskin dalgalanmalar göstermesinin olası olduğunu belirtti. (Referans Gazetesi, Reuters) İngiltere Merkez Bankası, faizleri 0,5 puan indirerek %1’e çekti. Böylece İngiltere’de faizler 1694 yılında kurulan İngiltere Merkez Bankası (BOE) tarihinin en düşük seviyesine geriledi. (Hürriyet Gazetesi) Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Tolga Egemen, “Kendine güvenen müşterilerin kredi konusunda bir sorun yaşadığını düşünmüyorum. Biz Garanti olarak müşterilerimizle çalışmaya devam ediyoruz” dedi. Egemen, firmalara “bankanızı seçin” tavsiyesinde bulunarak, her firmanın iş yaptığı bir ana bankası olması durumunda ihtiyaçlarını, sorunlarını daha iyi anlatabileceğini ve bunlara çözüm bulabileceğini savundu. Bu dönemde en büyük sorunlardan birinin tahsilat olduğuna dikkat çeken Egemen, 1996 yılında çok şubeli bankalar arasında nakit yönetimi birimini kuran ilk banka olduklarını, bugün ise “kurumsal çözümler” başlığı altında pek çok uygulamayı devreye aldıklarını anlattı. Doğrudan tahsilat sistemi, risk paylaşımlı doğrudan tahsilat sistemi, stok finansmanı, garanti iskonto, toplu ödemeler, toplu çek entegrasyonu gibi pek çok üründen söz eden Egemen, “Çek ve seneti ortadan kaldıran bu uygulamalarla, bayi, tedarikçi, distribütör, müşteriler arasındaki her türlü nakit akışına yönelik destek veriyoruz” dedi. (Hürriyet Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
05.02.2009 Avrupalı inşaat demir üreticileri hurda fiyatlarındaki indirimleri müşterilerine sunmaya başladılar. Hurda fiyatları 20Euro düşerek 200Euro seviyelerine geriledi.Buda üreticilerin fiyatlarını Şubat ayındaki üretimden 380-400Euro seviyelerine çekmelerine fırsat doğurdu.İspanyol üreticiler 390-400Euro seviyelerinden Almanya ve İngiltereye bağlantı sağlamış durumdalar. Yurt içinde fiyatlar 451$+kdv seviyelerine gerilemiş durumda (nakliye hariç ve hurda fiyatlarındaki iniş sayesinde),bölgelere göre bu fiyat değişebiliyor. Dünya fiyatlarına bakıldığında yurt içi fiyatlar daha cazip. Biraz ihracat olduğu takdirde bu fiyatların dünya seviyelerini yakalaması çok gecikmeyecektir. Amerika'da hurda fiyatları baskıya dayanamayıp -25$ gerileyerek 225$ dan işlem görüyor.Bu indirimlerin talebi tetikleyeceğine şüpheyle bakılıyor !! Obama'nın ekonomik 819$Bn. paketi içinde yer alan "Amerikan Çeliği Kullan " kampanyası çeşitli uluslararası çevrelerden darbe almaya başladı ve daha uygulamaya geçmeden bu uygulamadan vazgeçileceği sinyallerini veriyor. Uluslararası serbest ticaret anlaşmalarına ters düştüğü belirtilen bu uygulama Amerika'nın ne kadar çaresiz kaldığının bir göstergesi olarak nitelendiriliyor ve ülkeye faydadan daha çok zarar getireceği savunuluyor. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
04.02.2009 BDT ülkelerinden Körfez teslimi kütük -60$ inerek 370-380$ cfr Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF ile yürütülen müzakerelerde belli bir noktaya gelindiğini, ancak heyetin Türkiye’ye ne zaman davet edileceğine dair kesin bir tarih veremeyeceğini söyledi. Türkiye’nin IMF ile yeni bir Stand-By Düzenlemesi’ne yönelik doğrudan görüşmelere 10 günlük ara verilmesinin arkasında, son yıllarda yapısal olarak giderek bozulan maliye politikaları kapsamında Faiz Dışı Fazla’nın (FDF) yeniden sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve bunun için yeni önlemler talep edilmesinin yattığı belirtildi. (NTVMSNBC) Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, kredi musluklarının açılması için güven ortamının oluşması gerektiğini söyleyerek, "Bankalarımızın, Merkez Bankası’nın yeterli likiditesi var. Güven ortamı oluşursa orta ve uzun vadeli krediler açılır. Biraz daha beklemek lazım" dedi. Yılmaz, teminat mektubu konusunda yüksek karşılıktan yakınan inşaatçılara da BDDK’yi adres gösterdi. (Sabah Gazetesi)
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
03.02.2009 Bu senenin fiyatlar açısından geçen seneye benzeyeceğini düşünüpte hala demire yatırım yapmak isteyenler çıkıyor, maalesef. Son fiyat hareketlerini takip etmekte yarar var , hep söylendi ; geçen seneye aldanmayın. Çin Çelik Endüstrisinden A.B.D ye uyarı. Ekonomik paket içinde geliştirilen "Amerikan Çeliği Kullan "kampanyasının ticaret savaşlarını tetikleyebileceği ve serbest ticaret anlaşmalarına ters düşeceği bildirildi. A.B.D çelik kullanımının %20-30 ithal ediyor. Uygulamada zaten zorluklarla karşılaşacak olan bu projeye sıcak bakılmıyor . BDT kütük fiyatları zayıf talebi takiben -20$ düşerek 380-390$ fob işlem görüyor. Bu domino etkisi yaparak Türk üreticilerin fiyatlarını dış pazarda indirmelerine yol açarmı? Fiyat yapılandırmada ihracat referans noktası olarak alındığında böyle bir gelişmeyi beklemek yanlış olmaz. Türk ihrac fiyatları Mısırdaki yerli üreticilerle "savaş" rüzgarları estirmeye başladı.İhrac pazarının daralması sonucu teklifler mümkün olan her yere yapılmaya başlamıştı. Bunların başında Mısır , Fas geliyordu. Türk limanı teslim 470-480$ fob fiyatlar Mısırdaki yerli üreticilerin fiyatlarını revize edip 40-50$ geri çekmesine sebep oldu. Emtia Fiyat Endeksi 30.01 İtibarıyla Bloomberg Emtia Endeksi Geçen Aya Göre %3 Arttı... Bloomberg emtia fiyat endeksi 23.01.2009 itibarıyla bir önceki haftaya göre %1 düşerken geçen aya göre %3 arttı. Alt sektörler bazında bakıldığında; enerji endeksi geçen haftaya göre %2 düşerken geçen aya göre %4 arttı, tarım endeksi geçen haftaya göre %1 düşerken geçen aya göre %3 arttı, temel metaller endeksi geçen haftaya göre %2 düştü geçen aya göre %1 arttı. Değerli metaller endeksi geçen haftaya göre %4 geçen aya göre %8 arttı. CNBC-e Tüketici Güven Endeksi : Cnbc-e Tüketici Güven Endeksi Ocak Ayında da Artışa Devam Etti... Cnbc-e tüketici güven endeksi Ocak ayında aylık bazda %4,7 artarak 63,19 seviyesine ulaştı. Böylece endeks Aralık ayındaki yükselişin ardından Ocak ayında da yükselişe devam etmiş oldu. Ocak ayında tüketici beklenti endeksi %8,4 tüketim eğilim endeksi %6,4 arttı. Endeksin alt detaylarına bakıldığında; mevcut genel durum endeksi düşerken, Gelecek 1 yılda durum beklentisi, Bir ay öncesine göre ekonominin durumu, 12 ay içinde ekonominin durumu, Dayanıklı tüketim, konut, otomobil alma durumu endekslerinde artış devam ediyor. İNŞAAT Aralık Ayında İnşaat Malzemeleri İhracatı %4 Düştü... TUIK tarafından açıklanan dış ticaret istatistiklerine göre; inşaat malzemeleri sektörünü kapsayan metalik olmayan diğer mineraller sektörü ihracatında önceki aya göre düşüş hızı yavaşlarken geçen yılın aynı ayına göre %4 düştü. Alt sektör bazında; “taş,alçi,çimento,amyant,mika vb.madde.eşya” ihracatı düşüş hızı yavaşlayarak %9, “seramik mamulleri” ihracatı düşüş hızı yavaşlayarak %24 oranında düşerken “cam ve cam eşya” ihracatı düşüş hızı ise hızlanarak %13 oranında geriledi. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
02.02.2009 BDT inşaat demiri teklifleri Şubat üretiminden 30$ inerek 440-450$ fob oldu. İhrac pazarında işler zorlaşmaya başlıyor hem iş hemde fiyat bakımından.Üretim kısıtlamaları fiyatları yerinde tutup denge kazandırmaya yetmedi. 02.02.2009 Davos’ta temaslarda bulunan Devlet Bakanı Mehmet Şimşek IMF ile sorunların çözülebileceğini belirtti fakat programda IMF’ten gelecek parayı hesaplamadıklarını kaydetti. Şimşek, finansman programında IMF’den gelecek 1 kuruşun dahi hesaplanmadığını belirterek, “IMF olsa da, olmasa da Türkiye’nin bir programa ihtiyacı var. IMF programı olsa da kriz etkileyecek “ dedi. Öte yandan IMF Birinci Başkan Yardımcısı John Lipsky, Türkiye ile anlaşma yolunda çok önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirterek, yakın zamanda olumlu bir sonuca ulaşacaklarına inandığını vurguladı. Türkiye ekonomisinin önceki yıllarda gelişme kaydettiğini ifade eden Lipsky, Türkiye’nin fonun etkin bir üyesi olduğunu, bu nedenle de fondaki pozisyonunun güçlendiğini söyledi. (Referans Gazetesi) Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, Türk bankacılık sektörü ile ilgili olarak “Sermaye yapısı itibarıyla çok çok güçlüyüz. Bilançomuzdaki sorunlu krediler de çok düşük. Sorunlu krediler en kötü %5,5-6’lara çıkar; bu da yönetilebilir bir rakamdır. Sektörde TL likiditesi var, döviz likiditesinde sorun var. Krizin uzamasının etkileri orta vadede döviz likiditesi açısından olumsuzdur. Türk bankacılık sektörünün de ayağını yere basması lazım. Krize çok iyi girdik ama eninde sonunda etkileniriz. Krediler düşüyor ama yeni krediler de veriliyor. Tabii ki bankalar likit kalmaya çalışacaktır. Eğer kredi vermezsek, biz de kazanamayacağımızı biliyoruz. Geçiş döneminde kredilere talep artacaktır ama şu anda bir yavaşlama olduğunu kabul etmek lazım” dedi. (NTVMSNBC) Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Merkez Bankası’nın bankalara kredi imkanı tanıyarak likidite desteği vermesiyle ilgili olarak, “Merkez Bankamız bu tedbirle bu konuda elini güçlendirmiş oldu. Anında yapılacak hareketler o kadar önemli ki bankaların kredileri geri çağırması, mevduat faizlerinde aşırı oranlar vermesi gibi söylemler olmuştu. İşte bu gibi konularda bankacılık sektörü de sırtını Merkez Bankası’na dayamak zorundadır. İlgili bir bankanın veya tarafların kaygı duyması, finansal sektörün kaygı duyması başkalarının da kaygıyı duymasına neden oluyor. Dolayısıyla Merkez Bankası’nın bu kararı işe yaracak diye düşünüyorum” dedi. (Milliyet Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
30.01.2009 Başbakan Tayyip Erdoğan, IMF Birinci Başkan Yardımcısı John Lipsky ile önceki akşam yaptığı görüşmenin “çok çok faydalı olduğunu” belirterek, “Çözüme yönelik bir yaklaşımın olduğunu gördüm. Temenni ediyorum ki, kısa zamanda neticeye ulaşalım” dedi. IMF ile görüşmelerde Türkiye’nin ekonomiyi canlandırıcı bir program üzerinde ısrar ettiği, IMF tarafının ise daha sıkı bir mali disiplin ve faiz dışı fazla istediği belirtiliyor. Başbakan Tayyip Erdoğan, IMF ile yürütülen görüşmeler bitme noktasına gelmişken gündeme gelen yeni konulardan dolayı rahatsız olduklarını belirterek, bu rahatsızlıklarının iki noktada toplandığını ve bunu kabul etmelerinin mümkün olmadığını söyledi. Hem Erdoğan hem diğer yetkililer, iki konun ne olduğunu resmi olarak açıklamasalar da, bunların mali kural ile merkezi yönetim dışında kalan, KİT ve yerel yönetimleri de içeren, diğer kamu alanına ilişkin reformlar olduğu belirtiliyor. (Milliyet Gazetesi, Reuters) Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF anlaşması ile ilgili ilerleme kaydedildiğini, görüşmelerin hâlâ devam ettiği için yorum yapmayacağını belirtti ancak birkaç hafta sonra IMF heyetinin Türkiye’ye davet edilebileceğini umduğunu söyledi. IMF Sözcüsü David Hawley de, IMF’ten bir heyetin Şubat ayında Türkiye’ye giderek yeni anlaşma için kalan alanları sonuçlandıracağını söylerken, görüşülmeye devam eden alanların orta vadeli mali reform konusuyla ilgili olduğunu kaydetti. (Reuters) IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncelleyerek, daha kötü bir mali tablo ortaya koydu. Buna göre, küresel büyüme bu yıl %0,5 ile II.Dünya Savaşı’ndan beri en düşük büyümeyi yaşayacak. Bu oran gelişmiş ekonomilerde %2 oranında daralma ile kendini gösterecekken, Türkiye’nin de içinde olduğu gelişmekte olan ekonomilerde ise bu yıl büyüme %3,3 oranında olacak. Gelişmekte olan ülkelerde finansal pazar risk altında bulunacak ve bu pazarlara sermaye akımları düşecek. Petrol fiyatı öngörülerini de revize eden IMF, 2009 için varil başına 68 dolar olan öngörüsünü 50 dolara, 2010 için öngördüğü 78 dolarlık fiyat öngörüsünü ise 60 dolara çekti. Rapora göre enflasyon baskıları da hafifleyecek ve gelişmiş ekonomilerde 2008 yılında görülen %3,5’lik rekor oran, %0,25’e düşecek. 2010’da ise %0,75 olacak. Gelişmekte olan ülkelerde ise 2009’da %5,75, 2010’da ise %5 olacak. (Referans Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
30.01.2009 Obama'nın 825bn $ ekonomik planını takiben ABD'den gelen inşaat demiri tekliflerinde artış gözleniyor. Teklifler 500-510$ mertebesinden 490-500$ seviyelerine inmiş durumda fob olarak. Aktif olan ihrac pazarları arasında Mısır,Yemen,Dubai geliyor siparişler ufak tonajlarda gerçekleşiyor.Hurda fiyatlarının bir miktar aşağı inmesi ihracat pazarında daha uygun tekliflerin yapılmasını sağlıyor.Yurt içi spot piyasada da bu beklenti satın alınarak değişik bölgelerde 900 altında fiyat belirmesine yol açtı. İskenderunda 870 lerde fiyatlar 29.01.2009 tarihinde telaffuz edilmekteydi kalınlar için. Bu rakkam İzmir de 885 idi .İstanbul civarı fiyatlarda daha muhafazakar olup, nakliye avantajı kadar, eski seviyelerini korudu. Hazine dün ilk kez gelire endeksli senet (GES) ihracı yaptı. Doğrudan satış yöntemiyle 420,7 milyon lira ve 49,1 milyon dolarlık (toplamda yaklaşık 500 milyon liralık) ihraç gerçekleştirdi. Bankacılar, Hazine'nin 1,89 milyar lira nominal satış öngördüğü ancak lira ve dolar bazında bunun hemen hemen bunun dörtte biri kadar satış yaptığı Gelire Endeksli Senet (GES) ihracını "parlak" bulmadıklarını ifade ettiler. (Milliyet Gazetesi, Reuters) Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) gelecek kaynağın sıkışan kredi koşullarını yumuşatabileceğini ve faiz indirimlerini biraz daha aşağı çekebileceğini söyledi. Yılmaz, Türkiye’nin finansman ihtiyacına ilişkin olarak “Biz Merkez Bankası olarak çalışma yaptık. Türkiye’nin 1995-2007 sonuna kadar borç çevirme oranları neymiş ona baktık. 2001 krizi de dahil bu oran hiç %100’ün altına inmemiş. 2001’de kriz bizim sorunumuzdu, şimdi ise likidite sorunu var. 2009’da Türkiye’nin 30 milyar dolar gibi bir finansman ihtiyacı çıkıyor” dedi. (Hürriyet Gazetesi, NTVMSNBC) Türkiye, yabancı fonların merkezlerini çekmek için “daha cazip ortam” hazırlama atağına geçti. Bakanlar Kurulu’nda kabul edilen son tasarıda, yabancı fon yönetim şirketlerinin Türkiye’de ofis açmaları için “teşvik edici bir ayar” yapıldı. Buna göre, portföy yönetim şirketleri “daimi temsilci” olarak değerlendirilerek, daha az vergi ödeyecek. (Hürriyet Gazetesi) New York Üniversitesi Profesörü Nouriel Roubini, 2009’un küresel ekonomi için çok zor bir yıl olacağını belirtti. Roubini, Türkiye ekonomisinin bu yıl en az %1 daralacağını öngörürken, cari açığı ve özel sektörün borcunu önemli riskler olarak sıraladı. (NTVMSNBC) ABD Merkez Bankası (Fed), kredi krizi ile mücadele kapsamında ABD devlet tahvili almaya bir adım daha yaklaşırken, zayıflayan ekonomide deflasyon tehlikesinden de rahatsız olduğunu belirtti. İkinci Dünya Savaşı’ndan beri gerçekleşen en büyük resesyonla mücadele eden Fed, gösterge faiz oranını şu andaki %0-0,25 bandında bıraktı ve faizleri bir süre daha bu seviyede tutabileceğini açıkladı. Fed, özel kredi piyasasını rahatlatacağı yolunda bir belirti olması halinde, uzun vadeli ABD devlet tahvili alamaya hazır olduğunu açıkladı. (Reuters) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
29.01.2009 Avrupa hurda fiyatlarındaki düşüşü takiben üreticiler fiyatlarını 30EURO indirdiler. İnşaat demiri fiyatları Şubat üretiminden 390-400Euro arası. Türkiye teslimi hurda 290$ dan 275$ cfr inmiş durumda.Bunu takiben üreticiler fiyatlarını geri çekerlermi ? Zayıf bir pazarda , hurda fiyatları gevşemiş durumda iken fiyatları düşürmemeleri için hiç bir sebep yok. Bekleyip göreceğiz. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, IMF süreci tam bitme noktasına gelmişken yeni maddeler eklendiğini ve bunun kendilerini çok rahatsız ettiğini söyledi. Erdoğan özelikle son getirilen iki maddenin kabul edilemeyeceğini belirtti. Erdoğan, Davos'ta gazetecilere yaptığı açıklamada IMF ile gelinen noktayı şu şekilde değerlendirdi: "IMF ile mayıs ayından itibaren bir süreci devam ettiriyoruz, bugünlere geldik. Arkadaşlarımız yoğun bir çalışma yaptılar, belli maddeler üzerinde anlaştılar, bazılarında anlaşamadılar. Ama anlaşma tam bitme noktasına gelmişken yeni maddeler gelince bizi rahatsız etti. Hele hele iki madde var ki bunu kabul edemeyiz. Onların istediği şekilde anlaşmayı yapmamız mümkün değil. Bir hafta sonra tekrar bir araya gelip görüşeceğiz." (Hürriyet) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
28.01.2009 Merill Lynch Global Varlık Yönetimi 2009 Yılı Projeksiyonu raporunun yazarı Merill Lynch Global Varlık Yönetimi Avrupa Ortadoğu ve Afrika Bölgesi (EMEA) Yatırım Direktörü Gary Dugan, projeksiyonun tanıtımı dolayısıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, küresel ekonominin 2009 yılı boyunca zayıf kalacağını dile getirerek, bu süreçte politika yapıcıların reaksiyonlarının önemli olacağını kaydetti. Hükümetlerin de ekonomide büyümesi gerektiğini söyleyen Dugan, şunları kaydetti: “Bu bizim alışık olduğumuz bir şey değil. Gelişmiş ülkelerde geçtiğimiz son 10-20 senede hükümetler hep küçüldüler, özel sektör ekonomisi canlandı, ancak bugün özel sektör güveni bozulmuş durumda. Bireyler borçlanmak istemiyor, kurumlar çok çalışan almak istemiyor. Başka bir yerde büyümeyi tetiklememiz lazım. ” UZUN DÖNEMDE OLUMLU GÖRÜNÜM EMTİADA Dugan, emtia fiyatlarına ilişkin de bilgi vererek, şunları kaydetti: “Uzun dönemde çok olumlu görünüm emtia fiyatlarında... Altın fiyatlarının 1.500 dolar/ons’a kadar yükselebileceğini düşünüyoruz. Birçok insan fiziksel olarak altını alıp kasalarına koymak istiyorlar. Ciddi bir altına hücum var. Yakın vadede altını elde tutmakta fayda var.” Konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Dugan, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan piyasaların hisse senetlerini portföylerinde bulundurmadıklarını, 2010’da kurumsal karlarda yaşanabilecek hayal kırıklıklarının hisse senetlerinin düşüşüne neden olabileceğini kaydetti. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
28.01.2009 BDT kütük ihracatı Körfez Ülkelerine kurumuş durumda.Yerel stokların 1.Çeyreğin sonuna kadar yeteceği bildiriliyor.Fiyatlar 410$ cfr teklif aşamasında.Olmayan inşaat demiri pazarına kütük almanında anlamı yok. BDT üreticiler buna rağmen fiyatlarını 410-440$ cfr seviyelerinde korumaya kararlı görünüyorlar.Fob Karadeniz teslimi 390-400$ seviyeleri .Üreticilerin bu fiyat seviyelerini koruyabilmeleri için üretimi talep seviyesine kadar kısmaları gerekecek. Başbakan Tayyip Erdoğan, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile görüşmelere 10 gün ara verildiğini açıkladı. Devlet Bakanı Mehmet Şimşek Davos’ta bugün başlayacak olan Dünya Ekonomik Forumu kapsamında Cuma günü IMF Birinci Başkan Yardımcısı John Lipsky ile görüşecek. (Hürriyet Gazetesi, Sabah Gazetesi) IMF ile yeni stand-by düzenlemesi kapsamında görüşmelere ara verilmesinde temel iki sorunun, “mali kural” ile merkez yönetim dışında kalan “diğer kamu” sektörüne yönelik yapısal reformlar olduğu belirtiliyor. IMF ile yapılan görüşmelerde hükümetin, 15-16 milyar dolarlık kotasının üzerinde para talep ederken IMF’nin buna sıcak bakmadığı kaydediliyor. Fon 2009’da Türkiye için en fazla %1,5’lik büyüme hedefi konulmasını isterken, bütçede yapılan 3,6 milyar liralık kesintilerin 6 milyar liraya çıkarılmasını, belediyelere ayrılan 1,7 milyar liralık ödeneğin de azaltılmasını talep etti. Anlaşmanın büyüme hedefi, bütçedeki bazı ödeneklerden yapılacak kesintiler, enerji zamları ve vergi artışına kilitlendiği belirtiliyor. (Milliyet Gazetesi, Zaman Gazetesi) Başbakanlık Teşkilat Yasası’na eklenen bir madde “Ekonominin koordinasyonunda yetki, Başbakanlığa mı geçiyor?” yorumlarını doğurdu. Ekonomi yönetimi, “Başbakanlığın ekonomideki vurgusu artacak” değerlendirmesini yapıyor. (NTVMSNBC) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
27.01.2009 Hazine Müsteşarlığı’ndan Devlet Bakanı Mehmet Şimşek imzasıyla yapılan açıklamada, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile 8-26 Ocak tarihleri arasında yürütülen program çalışmalarının içeriğine ilişkin birçok konuda genel hatlarıyla mutabakat sağlandığı kaydedildi. Açıklamada, program kapsamındaki orta ve uzun vadeli bazı yapısal reformlara yönelik çalışmaların tamamlanması için önümüzdeki dönemde görüşmelere devam edileceği vurgulandı. (NTVMSBC) İş dünyasının uzun süredir talep ettiği önlemlerin bir kısmı Bakanlar Kurulu’nun dünkü toplantısında ele alındı. Bakanlar Kurulu’nda görüşülen 3 yasa tasarısı ile 30 yaşını geçen araçlarda hurda indirimi, kısmi çalışma ödeneğinin artırılması, büyük yatırımlara dönük bazı kolaylıklar getirilmesi, Çek Yasası’nda değişiklik yapılması gibi düzenlemelere yer verildi. İnternette iletişim vergisi de %5’e indirildi. Kurul ayrıca bankacılık kanununda değişiklik yapan bir tasarıyı da ele aldı. Tasarının amacının bürokrasiyi azaltmak olduğunu belirten Çiçek, mevduat toplama dışındaki işlemlere taşerondan alma kolaylığı getirildiği, bu konularda BDDK’dan izin alma koşulunun kaldırıldığını belirtti. (Referans Gazetesi) Uluslararası Para Fonu IMF’nin, 2009’da dünya büyüme tahminini Kasım ayındaki %2,2’den %0,5’e çektiği ileri sürüldü. Reuters’a bilgi veren bir G20 kaynağı, IMF’nin 2010’da dünya büyüme tahmininin %3 olduğunu ileri sürdü. IMF 2009’da ABD büyüme tahminini %-0,7’den %-1,6’ya indirdiği, 2010 için ABD büyüme tahmini %1,6 olduğu kaydedildi. Kuruluş 2009’da Avrupa bölgesi için büyüme tahminini %-0,5’ten %-2’ye indirdi. (Sabah Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
26.01.2009 Son toplantısındaki 2 puanlık indirime rağmen faizlerin “göreli” olarak yüksek olduğunu belirten Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Türkiye’nin bu yılki dış finansman ihtiyacı için “30 milyar dolar düzeyinde gereksinim olabilir. Ama tabii ki varsayım” ifadesini kullandı. Yılmaz, IMF’yle niyet mektubunun 29 Mart yerel seçimlerinden önce imzalanıp gönderilmesi gerektiğini söylerken, IMF ile en önemli pazarlık konusunun “makroekonomik büyüklükler ve maliye politikası” olduğunu belirtti. Ekonomi Muhabirleri Derneği üyeleriyle bir araya gelen Yılmaz, revize makroekonomik büyüklüklerin IMF ile yapılacak anlaşma açıklandığında görüleceğini kaydetti. (Hürriyet Gazetesi, Milliyet Gazetesi) Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yapılacak program konusunda görüşmelerin devam ettiği, çalışmaların kısa sürede tamamlanmasının beklendiği bildirildi. Reuters’ın haberine göre ajansa bilgi veren ekonomi yetkilileri, 8 Ocak’tan bu yana IMF Türkiye masası şefi Rachel Van Elkan başkanlığındaki heyet ile teknik görüşmelerde önemli ilerlemeler kaydedildiğini aktardılar. ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi James F. Jeffrey de, geçen hafta Ankara’ya gelen IMF heyeti ile bir araya geldiğini ve “cesaret verici gelişmeler” olduğunu söyledi. Jeffrey, “IMF programı gerçekten çok önemli, IMF konusunda yardım etmeye hazırız. Katkıda bulunup bulunamayacağımızı sorarız” dedi. Jeffrey, Türkiye’nin 2001 krizinden çıkarttığı dersle uluslararası kuralları izlediğini, bu sayede krizi ABD’deki bir çok mali kuruluştan daha iyi yönettiğini söyledi ve “Onun için IMF buraya geldi ve yüzleri gülüyor. Türkiye’nin ne kadar iyi durumda olduğunu görüyorlar” diye ekledi. (Dünya Gazetesi, Reuters) Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, IMF ile süren görüşmelerin bitiminde iş alemi ve bankaların daha rahatlayacağını söyledi. (NTVMSNBC) Piyasa kâhini olarak da bilinen ekonomist Nouriel Roubini, Türkiye’de 2001 yılında yaşanan ekonomik krizin pek çok şeyi eskisinden daha iyi hale getirdiğini savundu. Roubini, Türkiye ekonomisinin 2001’de yaşadığı ekonomik krize kıyaslandığında şimdiki durumunun o krize göre çok daha iyi olduğunu söyledi. (Sabah Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
23.01.2009 |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
23.01.2009 Kamuoyunda sicil affı olarak bilinen ve yaklaşık 10 milyon kişinin yararlanacağı belirtilen, Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Yasa Meclis’te kabul edildi. Söz konusu borçların yasanın yürürlük tarihinden önce veya yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde, borcun tamamının ödenmesinin ardından Merkez Bankası’nda tutulan kayıtlardan silinecek. En son sicil affı, Aralık 2003’te çıkmış ve üç ay yürürlükte kalmıştı. Kabul edilen yasayla, Mart 2004’ten itibaren 2008’in ilk 6 ayını da kapsayacak şekilde toplam 5 yıl 3 aylık dönem için sicil temizliği getirilmiş oldu. (Milliyet Gazetesi) Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkan Yardımcısı Ercan Tıraş, idarenin aylık ödemelerinin 600 milyon TL’nin üzerinde olduğunu ve bunun en az yarısını ödediklerini belirtirken, müteahhitlere ödemelerde 3-4 aydır uygulanan blokajı, Şubat ve Mart’ta kaldırmayı düşündüklerini bildirdi. (Referans Gazetesi) Hazine Müsteşarlığı, yurtiçi tasarrufların artırılması, Devlet İç Borçlanma Senetlerinin (DİBS) yatırımcı tabanının geliştirilmesi ve finansman araçlarının çeşitlendirilmesi amacıyla Gelire Endeksli Senet (GES) ihraç edileceğini bildirdi. Hazine Müsteşarlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, GES’lerin getirileri, Kamu İktisadi Teşebbüsü statüsündeki Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Devlet Malzeme Ofisi (DMO), Devlet Hava Meydanları İşletmeleri (DHMİ) ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nden (KIYEM) bütçeye aktarılan hasılat paylarına endeksli olacak. (Milliyet Gazetesi) Akaryakıt ürünlerinden 95 oktan kurşunsuz benzine 6 kuruş zam yapıldı. (Hürriyet Gazetesi) Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, sektörel tedbirler paketini, Türk sanayisinin yeknesak bir bütün olmadığı, bölgesel ve sektörel bazda farklılıklarının da bulunduğunun bilinci çerçevesi üzerine oturtmak istediklerini söyledi. Ekren, TÜİK’te gerçekleştirilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, bugün içinde bulunulan sürecin analizi ve etki sürecinin iyi ayarlanması gerektiğini söyledi. (Dünya Gazetesi) Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM), kriz yaşanmasına rağmen 2013 sonu için koyduğu en az 200 milyar dolarlık ihracat hedefinden vazgeçmedi. DTM’nin hazırladığı beş yıllık (2009-2013) stratejik planında; sürdürülebilir ihracat artışı için 3 temel hedef ve bunun için neler yapılacağı ortaya konuldu. Buna göre ilk olarak, rekabetçi bir yapı oluşturulabilmesi amacıyla AR-GE, marka, tanıtım ve pazarlama konularındaki devlet yardımları yıllık ihracatın %1’i seviyesine çıkarılacak. İkinci olarak KOBİ’lerin rekabet güçlerinin artırılması amacıyla 2011 yılında 4 kümenin uygulamaya geçmesi hdefleniyor. Son olarak ise, kurumun pazara giriş çalışmaları kapsamında 2013 yılına kadar 7 yeni serbest ticaret anlaşması ve ikili/çok taraflı anlaşma uygulamaya konulacak. (Referans Gazetesi) TÜSİAD’ın 39’uncu Genel Kurulu’nda yeniden Başkan seçilen Arzuhan Doğan Yalçındağ, kriz için vergi önlemleri ve bir fon kurulmasını önerdi. Türkiye’nin krizden çıkışı için iki konuda çözümün acil olduğunu belirten TÜSİAD Başkanı, bunları “Likiditenin artması ve talebin canlanması” diye özetledi. TÜSİAD YİK Başkanı Mustafa Koç, sadece günü kurtarma peşinde koşmamanın, meyvelerini gelecekte verecek tohumları atmaya başlamanın zorunlu olduğunu belirterek, Kapsamlı bir aksiyon planı çerçevesinde ekonomik, siyasal, sosyal ve diplomatik çözümleri oluşturmak için yerel seçimlerin geçmesini beklemek, telafisi olmayan kayıplar yaşamamıza neden olabilir’’ dedi. (Milliyet Gazetesi, Sabah Gazetesi) Birleşik Arap Emirlikleri basınında çıkan haberlere göre, Dubaili emlak geliştirme şirketi Deyaar Real Estate, bünyesindeki emlak bankasını genişletmek amacıyla Türkiye ve Hindistan’da zor durumdaki varlıkları almak için yeni bir birim kurdu. (Milliyet Gazetesi) Birleşme ve satın almalar konusunda faaliyet gösteren araştırma şirketi Merger Market, yayınladığı bir raporda, gelecek bir yıl içinde Güneydoğu Avrupa’da gerçekleşecek şirket satın alma ve birleşmelerinin yarısından fazlasının Romanya ve Türkiye’de gerçekleşmesinin beklendiğini açıkladı. Özel sermaye, finans, hukuk ve ticaret alanlarından 100 katılımcıyla 2008 sonbaharında yapılan ankete göre hazırlanan raporda, Romanya’nın %35, Türkiye’nin de %24 ile Güneydoğu Avrupa bölgesinde gerçekleşecek satın alma ve birleşmelerin yarısından fazlasını paylaşacakları öngörüldü. Raporda ayrıca bölge ülkeleri arasında Türkiye’nin, Güneydoğu Avrupa ülkeleri dışındaki bölgelerden de şirket satın almada en aktif ülke olacağı öngörüldü ve katılımcıların %64’ünün bu görüşte olduğu belirtildi. Katılımcılar, Türk şirketlerinin bölgedeki diğer şirketlere kıyasla daha derin bir uzmanlık ve finansal güce sahip olmasının Türkiye’ye avantaj sağladığını belirttiler. (Reuters) ABD’nin yeni başkanı Barack Obama önceki gün Beyaz Saray’daki ilk gününde güvenlik ekibiyle ve ekonomi kurmaylarıyla biraraya geldi. Hazine Bakanı adayı Timothy Geithner hükümetin ekonomi konusundaki adımlarının gelecek haftalarda daha fazla netleşeceğini belirtti. Öte yandan Beyaz Saray sözcüzü Robert Gibbs, Obama’nın Başkanlığı devralmasından sonra gazetecilerle yaptığı ilk resmi toplantısında, Başkan’ın ekonomi kurmaylarının Ulusal Ekonomik Konsey (NEC) yöneticisi Larry Summers, yönetiminde ekonomideki gelişmeleri her sabah Obama’ya aktaracaklarını söyledi. (Referans Gazetesi, Dünya Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
22.01.2209 Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, 49 ilde uygulanan Teşvik Yasası’nın süresinin tekrar uzatılacağını açıkladı. Unakıtan, global krize bağlı olarak hem dışarıdaki hem de içerideki talebin azaldığını ve ticaretteki daralmanın işsizliğin artmasına yol açtığını ifade ederek, Hükümet olarak iç talebi artırmanın gayreti içerisinde olduklarını söyledi. (Dünya Gazetesi) IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, IMF’nin bu ay büyüme tahminlerini keskin biçimde düşüreceğini ve dünyanın iki ya da üç yıl güçlü büyüme eğilimine dönmeyeceğini söyledi. (Milliyet Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 21.01.2009 BDT kütük üreticileri Körfez Ülkelerine kütük tekliflerini 60$ arttırarak 420-430$ cfr çıkardılar. BDT yerel piyasa inşaat demiri fiyatları fabrika teslim 380-440$ Şubat teslimi. Dubai ve diğer İran Körfezi ülkeleri talep kriz neticesinde zayıf kalmaya devam ediyor ve Türkiye'den bu bölgeye ihracat bir süre daha mümkün görünmüyor, ufak partiler haricinde .Kullanıcılar yerel kaynaklardan stokları temin etme yolunu tercih edip fazla bir miktar için bağlantıya girmek istemiyorlar. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 21.01.2009 Dünya Bankası (DB) Türkiye’ye kriz ortamında rekabet ortamını iyileştirmesi ve istihdam desteği sağlanması için 500 milyon dolar eşdeğerinde 342,8 milyon euroluk kredi verirken, global finansal kriz, yerel seçimler ve jeopolitik risklere karşı uyardı. (Referans Gazetesi) Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, hızla azalan cari açığa rağmen dış finansman kırılganlığının arttığını belirtti. Moody’s’e göre, ekonomik büyüme tekrar yakalanıp, AB sürecinde hız kazanılırsa kredi notu artacak. Moody’s Türkiye Baş Analisti Kristin Lindow, Moody’s in 2008 ve 2009’a ilişkin Türkiye makro ekonomik beklentilerini ise; “Türkiye’de GSYH’de 2008’de %1,8 artış, 2009’da %0,8 daralma öngörülüyor. Enflasyonun 2009’da %7 seviyesine gerileyeceği, cari açığın GSYH’ye oranının ise 2008’de %5,6, 2009’da %2,3 olacağı tahmin ediliyor” şeklinde açıkladı. (NTVMSNBC) Alman Ekonomi Bakanı Michael Gloss, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Nabucco ile AB müzakere süreci arasında bağlantı kurmasını “siyasi şantaj” olarak nitelerken, “Nabucco konusunda siyasi şantajı bir kenara bırakarak, projenin gelişmesi için çalışmalıyız” dedi. Başbakan Erdoğan, Brüksel’de yaptığı konuşmada, AB’nin enerji başlığını bloke etmeyi sürdürmesi halinde Türkiye’nin, AB’nin Nabucco projesini desteklemeyebileceği uyarısında bulunmuştu. Financial Times Gazetesi de, “Türk Başbakanı, uyarıyı Avrupa’nın enerji kaygılarının had safhaya çıktığı bir dönemde yaptı” derken, “Türkiye, boru hattını AB üyelik müzakerelerine bağladı” ifadesini kullandı. FT, Avrupa Komisyonu Başkanı Barroso’nun, “Enerji güvenliği, Türkiye’nin üyelik müzakerelerine rehin edilemeyecek kadar önemlidir” sözüne de yer verdi. (Milliyet Gazetesi) Enerji Bakanlığı’ndan bir yetkili, Rusya’nın batı hattından Türkiye’ye gaz akışının bugün akşam saatlerinde başlaması ve yarın normale dönmesinin beklendiğini söyledi. Öte yandan İran Petrol Bakanlığı, Türkiye’ye verilen doğalgazın, boru hattındaki bazı tamir çalışmaları sebebiyle kesildiğini ve 24 saat içinde gaz akışının tekrar sağlanacağını duyurdu. İran doğalgaz şirketi yetkililerinden Mahmoud Loghmani, kesinti konusunda Botaş’a önceden bilgi verildiğini açıklarken, Türkiye’ye sevk edilen doğalgaz miktarının günde 12-15 milyon metreküp arasında olduğunu belirtti. (Milliyet Gazetesi) Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ahmet Nakkaş, 2008’de hazır giyimin iç piyasada %30 daraldığını, Avrupa’da yılbaşı satışlarının aynı oranda düştüğünü belirterek, bunların zorlu geçecek 2009 yılının işaretleri olduğunu söyledi. (Hürriyet Gazetesi) Geçen yıl dünyada %3, Türkiye’de %13 büyüyen turizm sektörü, 2009 yılında frene basacak. Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB) Başkanı Timur Bayındır, 2008’de 26 milyon turist ağırlayan ve yaklaşık 21 milyar dolar gelir elde eden sektörün 2009 hedefinin, 27 milyon turist ve 22 milyar dolar olduğunu söyledi. (Referans Gazetesi) Templeton Fonu’nun kurucusu George Soros, Barack Obama’nın Kongre’de ele alınacak 825 milyar dolarlık yeni harcamalar ve vergi indirimleri içeren teşvik paketinin Amerikan halkı için gerekli olduğunu, ancak ekonomideki durgunluğu geriye çevirmeye yetmeyeceğini söyledi. Soros, 700 milyar dolarlık finansal kurtarma paketinin ilk bölümünün "Rasgele, iyi plan yapılmadan ve keyfe göre" kullanıldığını öne sürdü. (Sabah Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 20.01.2009 41 milyar dolar kayıp açıklayan Royal Bank of Scotland’ın bilanço sonuçları sadece şirketi çökertmedi, tüm borsalarda sert satışlara neden oldu. Resesyonun derinliği konusunda endişeleri artıran sonuçlar, bankacılık kesimine yönelik güvensizliğin bir süre daha devam edeceğini teyit etti. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 20.01.2009 İnşaat Demiri Brazilyadan Peru, Puerto Rico, Panama ve Costa Rica ya ihracat $470-500 fob Şubat teslimi |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
20.01.2009 Avrupa Demir Çelik Üreticileri Birliği Eurofer, Global Kriz sonrasında Avrupada açıklanan ekonomiyi canladırma paketlerinin demir çelikteki daralmayı durdurmayacağı görüşünde.Her ne kadar bu paketler destekleyici ve güveni canlandırmaya yönelik olsada krizden çıkış 2009 son çeyreğe kadar Birlik tarafından beklenmiyor.Krizin yatırım ve talep daralması etkileri hem inşaat hemde otomotiv sektöründe etkili olacağı ve bu sektörlerdeki üretim zincirilerini teker teker etkileyeceği ve 2009 ilk yarısında tüketimin bu sektörlerde düşmeye devam edeceği bildiriliyor. Yerel piyasada üreticilerin zam iştahları ve kar marjlarını daralmadan kurtarma istekleri dün yine ufakta olsa kendisini gösterdi.Demir Fiyatları Marmara Bölgesi 960-980 aralığında .Zamlar Mehter adımlarıyla da olsa kalıcı görünüyor. Kasım sonlarındaki zamlardaki hataya düşmek istemiyorlar. 20.01.2009 EKONOMİ |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 19.01.2009 Rus ve Ukrayna çıkışlı kütükler küçük siparişler için 390-400$ fob aralığına yükseldi. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 19.01.2009 Merkez Bankası, özel sektörün yurtdışından sağladığı uzun vadeli kredi borcunun Kasım sonunda 137,2 milyar dolar olduğunu açıkladı. Finansal sektörün aynı dönemde uzun vadeli borcunun 40.739 milyon dolar, finansal olmayan sektörün uzun vadeli borcunun ise 96.473 milyon dolar olduğu belirtildi. (NTVMSNBC) Hazine, IMF ile yapılacak program kapsamında IMF heyeti ile görüşmelerin daha önce öngörüldüğü gibi görüşmelerin bir süre daha süreceğini açıkladı. Hazine Müsteşarlığı’nın internet sitesinde Devlet Bakanı Mehmet Şimşek imzalı yayınlanan açıklamada, ülkemizin içinde yer aldığı ülke grubunu temsil eden İcra Direktörü Sayın Willy Kiekens ile gerçekleştirilen görüşmede ağırlıklı olarak IMF bünyesinde halen devam etmekte olan reform gündemine ilişkin ülkemizin ve içinde bulunduğumuz ülke grubunun görüş ve değerlendirmelerin de ele alındığı belirtildi. (NTVMSNBC) Ekonomi Profesörü Nouriel Roubini’ye göre Türkiye’nin resesyonu aşmak ve güven kazanmak için IMF ile anlaşması şart. 2001 krizinde IMF’nin Türkiye ile başarı hikayesi yazdığını dile getiren Roubini, “Şoklara dayanıklı olsa da Türkiye krizden payına düşeni aldı” diyor. (Hürriyet Gazetesi) Zor durumdaki ABD’li şirketler eleman sayılarını azaltmaya devam ederken, maaş indirimlerini de gündeme getirdi. Mikroçip üreticisi Advanced Micro Devices, yöneticiler ve diğer çalışanların maaşlarını geçici olarak %5 ila %20 indireceğini açıkladı. Şirket aynı zamanda işgücünden bin 100 kişiyi azaltacağını duyurdu. Caterpillar yöneticileri maaşlarını yarıya indirirken, Hutchinson Technology maaşlarda %5 indirim yapacağını açıkladı. YRC Worldwide ise sürüceleri ile %10 ücret indirimi konusunda pazarlıkların sürdüğünü duyurdu. (Sabah Gazetesi) İflasın eşiğindeki ABD’li üreticiler umutlarını elektrikli otolara bağladı. 25 Ocak’ta sona erecek Detroit Fuarı’nda çoğu elekrikli ve hibrid 58 yeni model tanıtılıyor. 2008’de satışları %18 gerileyerek 13,2 milyon adede inen ABD’de 2010’dan itibaren tüm üreticilerin gamında elektrikli araç sayısında ciddi artışlar olacak. (Referans Gazetesi) Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Türk Telekom’un abonelerinden almakta olduğu “sabit ücret”in alınmasının hukuki olmadığına karar vererek; Türk Telekom’un 2007 yılından bu yana aldığı tüm parayı yasal faizi ile beraber ödenmesine karar verdi. (Sabah Gazetesi) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 2008 Ocak-Kasım döneminde bankacılık sektörünün net dönem kârının bir önceki yılın aynı dönemine göre %9,1 azalarak 13 milyar liraya gerilediğini, sektörün özkaynak kârlılığının yaklaşık 570 baz puan azalarak %18,25, aktif kârlılığının ise yaklaşık 80 baz puan azalarak %2,49 seviyesinde gerçekleştiğini açıkladı. Geçen yıl Ekim ayında 715,5 milyar TL olan bankacılık sektörü toplam aktiflerinin %0,7 oranında artarak Kasım ayında 720,7 milyar TL’ye yükseldiği, Ekim 2008’de 373,1 milyar TL olan bankacılık sektörü toplam kredilerinin de bir ayda %0,8 oranında azalarak Kasım’da 370,2 milyar TL’ye gerilediği belirtildi. (NTVMSNBC) Türkiye’de mortgage (tutsat) sektörünün 2006’da %78, 2007’de %39, 2008’de ise %21 oranında büyüyerek 37,5 milyarTL’lik hacme ulaştığını belirten Garanti Mortgage Genel Müdürü Cemal Onaran, geçen yılki büyümenin %10’luk kısmının, yılın ilk üç ayında gerçekleştiğini daha sonra sektörün büyüme trendlerinin yavaş yavaş düşmeye başladığını, son çeyreğin ise küçülmenin yaşandığını kaydetti. Sektörün bu yıla iyi başladığını kaydeden Onaran, “Aralık ayından itibaren Merkez Bankası’nın faiz indirimi ve buna paralel bankaların konut kredisi tarafında faizlerini düşürmesi ile birlikte sektörde bir canlanma ve kıpırdanma başladı. Garanti Bankası olarak Aralık rakamlarının %25-30 üzerinde kredi kullandırımı gerçekleştirdik. Bu yıl da konut kredilerinde %5-6 oranında artış olacağını ve sektörün yılı yaklaşık 40 milyar lira ile kapatmasını tahmin ediyoruz” dedi. (Referans Gazetesi) Türkiye’nin krizden ilk çıkacak ülkelerden biri olacağını söyleyen Akbank Genel Müdür Vekili Hakan Binbaşgil, bankanın bu yıl Gebze’de 5 bin kişilik 125 milyon dolarlık operasyon merkezi yatırımı yapacağını açıkladı. (Milliyet gazetesi) İngiltere Başbakanı Gordon Brown, bankaları kredi kanallarını açmaya cesaretlendirmek için bugün yeni bir paket açıklayacak. Yeni planın 250 milyar sterlin (366 milyar dolar) olması bekleniyor. (Sabah Gazetesi) İngiltere, bankalar için sermaye ve varlık koruma planı sunacağını açıklarken, 25 milyar sterlinin üzerinde geçerli varlığı bulunan mevduat kabul eden kurumlara Hazine’nin koruma sağlayacağını duyurdu. (Reuters) Royal Bank of Scotland, İngiltere hükümetinin elindeki 5 milyar sterlinlik imtiyazlı hissenin yeni adi hisseye çevrildiğini açıkladı. Bankadan yapılan açıklamada, 2008’de istisnai şerefiye kalemi hariç tutulduğunda 7-8 milyar sterlin zarar etmesinin beklendiği belirtildi. (Reuters) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 16.01.2009 Hurda fiyat artışını takiben Türk üreticiler kütük tekliflerini zayıf talebe rağmen 440-450$ bandına çıkardılar. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 16.01.2009 Dünyanın en uzun binası Burj Dubai inşaatında işler askıya alındı.Uzunluğu saklanan binanın 10 Amerikan futbol sahası uzunluğunda olacağı tahmin ediliyor. Gerekçe olarak B.A.Emirliklerindeki emlak fiyatlarının düşmesi ve sıkılaşan kredi şartları gösteriliyor.Bu bölgedeki işlerin göstergesi olarak iyi bir örnek. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 16.01.2009 Uluslararası hurda maliyetlerindeki gerginlik üreticilerin karlarını sıkıştırıyor. 290-300$ cfr hurda maliyeti üreticilerin yeni fiyat zamlarına hazırlandığını gösteriyor. 500-510$ fob olan ihrac tekliflerinin 525-530$ aralığını deneyebileceği tahmin ediliyor.Buna göre yerel piyasada bu kadar talep yokluğunda bundan nasibini alırmı zaman gösterecek. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, hem borçlanma hem de borç verme faiz oranlarını 2’şer puan indirdi. %13’lük borçlanma ve %15,50’lik borç verme faizleri 1987’de MB bünyesinde kurulan para piyasalarındaki en düşük oranlar oldu. Kurul açıklamasında, son dönemde açıklanan verilerin iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın giderek derinleştiğine işaret ettiği ifade edilerek, uluslararası kredi piyasalarındaki ve küresel ekonomideki sorunların önceki tahminlere göre daha uzun bir süre etkili olacağına ilişkin görüşlerin güçlendiği vurgulandı. İç ve dış talep ile enflasyon üzerindeki aşağı yönlü baskıların süreceğinin düşünüldüğü belirtilen açıklamada, ayrıca, petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki birikimli düşüşlerin enflasyonu olumlu etkileyeceği kaydedildi. (Hürriyet Gazetesi) Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ile yeni anlaşma yönünde iyi ilerlemeler meydana geldiğini bildirdi. Öte yandan IMF’nin, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa Bölgesi İcra Direktörü Willy Kiekens, bugün Ankara’da Devlet Bakanı Mehmet Şimşek’le görüşecek. Ziyaret, IMF ile anlaşmada sona yaklaşıldığının göstergesi olarak algılanıyor. Hazine kaynakları, IMF’ten sağlanacak kredinin büyüklüğünü 15-20 milyar dolar olarak ifade ediyor. IMF ile Türkiye arasında imzalanması beklenen stand-by öncesi değerlendirmede bulunacak olan Kiekens, IMF İcra Direktörleri Kurulu’nun Türkiye’ye ilişkin gözlemlerini aktaracak. Kiekens ve Şimşek görüşmesinin önemine dikkat çeken yetkililer, görüşmelerde belli bir noktaya gelindiğini söylüyor. (Hürriyet Gazetesi, Sabah Gazetesi) Pazartesi günü Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Nazım Ekren başkanlığında yapılacak olan Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında müteahhitlik, gemi inşa ve denizcilik sektörü, demir-çelik sektörü ile turizm sektörleri için hazırlanan “değişim-dönüşüm-destek” planları, sektör temsilcilerinin de katılımıyla tartışılacak. Otomotiv ve esnaf-sanatkârlar için hazırlanan 3D planlarının da kısa süre içinde tamamlanması öngörülüyor. (Referans Gazetesi) Kamuoyunda 2-B olarak da bilinen orman özelliğini yitirmiş alanların, kadastro işlemleri yapılarak, Hazine adına tescil edilmesini sağlayacak yasa değişikliği TBMM’de, 13 ret oyuna karşın 187 oyla kabul edildi. (Milliyet Gazetesi) Durgunluğun nabız ölçeri olarak bilinen dünya gemi ticareti navlun endeksi, son 2,5 ayda yaptığı dipten hızla yükselerek 3 ayın zirvesine çıktı. Dünya ticaret hacminin arttığını gösteren bu hareket, resesyonun sonuna gelindiği yönündeki umudu da güçlendirdi. (Referans Gazetesi) IMF Kamu Maliyesi Departmanı Başkanı olan eski Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu yükselen piyasaların, mevcut krizi aşmak için eskiye göre daha çok harcama artırıcı önlemler alabileceklerini söyledi. (Milliyet Gazetesi) Avrupa Merkez Bankası (ECB), gösterge faizi 50 baz puan indirme kararı aldı. İndirim sonrasında ECB’nin gösterge faizi %2 oldu. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean- Claude Trichet, faiz indirim kararı sonrasında düzenlenen basın toplantısında enflasyon üzerindeki risklerin azalmaya devam ettiğine dikkat çekti ve “Faiz kararında enflasyonist baskıların azalmakta olduğunu dikkate aldık” dedi. (Sabah Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 14.01.2009 The World Economic Forum’un 2009 yılı Global Riskler Raporu’na göre, finansal kriz nedeniyle ekonomik riskler giderek artıyor. Mali posizyonların giderek bozulması ile birlikte 2009 yılındaki en büyük riskler Çin’deki sert daralma, varlık fiyatlarındaki hızlı gerileme, doğal kaynakların hızlı bir biçimde dengesizleşmesi ve küresel iklim değişikliği olarak görülüyor. (Sabah Gazetesi) ABD’de başlayan krizi bir çok ekonomistten önce öngören Nouriel Roubini, dünya piyasaları için gösterge olarak kabul edilen Dow Jones ve S&P 500 endekslerinin bu yılın ortasına kadar %20 değer kaybedeceğini iddia etti. Yaşanan krizin son 50-60 yılın en derin krizi olduğunun altını çizen Nouriel Roubini, ülkelerde krize verilen politik tepkilerin gördüğü tek olumlu şey olduğunu ancak bunların etkilerinin de ancak 2010’da görülebileceğini belirtti. (Referans Gazetesi) Hükümet, 2009 yılı bütçesinde %4 olarak belirlediği büyüme hedefini, IMF görüşmeleriyle birlikte fiilen %1’in altına çekti. IMF heyetiyle geçen hafta başlayan görüşmelerde yapılan tüm hesaplamalarda gelir ve gider hedefleri de ekonominin 2009’da %1’in altında büyüyeceği varsayımına göre yapılıyor. Buna karşın büyüme hedefinde resmi bir revizyon kısa vadede beklenmiyor. (Referans Gazetesi) ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke, 20 Ocak’ta Başkanlık görevini devralacak Barack Obama’nın, ekonomiyi teşvik paketinin ekonomiye “önemli destek” sağlayabileceğini söyledi. Bernanke, mali önlemlerin, finansal sistemi daha fazla istikrara kavuşturacak ve güçlendirecek önlemlerle desteklenmediği sürece uzun süreli iyileşme sağlamadığını ifade etti. (Hürriyet Gazetesi) Beyaz Saray, ABD Başkanı George W. Bush’un Kongre’den, 20 Ocak’ta başkanlık görevini devralacak Barack Obama’nın talebi üzerine 350 milyar doların serbest bırakılmasını istediğini açıkladı. (NTVMSNBC) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 14.01.2009 Demir fiyatlarının geçen sene gibi olacağını düşünen yatırımcılar bulunuyor yatırım için demiri düşünenlere güzel bir yazı aktarıyoruz-Yiğit Bulut'un 13.01.2009 da gayrimenkul yatırımıyla ilgili yazısı. Aynı prensipleri demirede uygulayabilirsiniz. Demir yatırımı Finansal bir karardır. "Değerli dostlarım, çevremdekilerle para ve bağlantılı konuluları konuşup, onlardan gelen sorulara cevap ararken iki noktayı fark ettim. 1- Para ve finans piyasalarına ilgi duymayanlar bile "ev almak", "emlak yatırımı yapmak" konusuna son derece duyarlı. 2- Konuya ilgi duyanların neredeyse tamamı verdikleri kararın finansal olduğunun farkında değiller. İkinci madde bana göre çok daha önemli, kararın finansal olması. Finansal bir karar Değerli dostlar, konu bana göre çok önemli. Hepimiz ev almak istiyoruz ama değişen dünya düzeninde özellikle birçok değişkenin aynı anda analiz edilmesi gereken sistem içinde, bunun finansal bir karar olduğunu atlıyoruz. Bu noktada konuyu bir tez cümlesi haline getirelim. "Ev almak, parayı vermekle veya borçlanmakla" bitecek kadar basit bir süreç değildir. Dinamiğe finansal denklemin bütün bileşenleri ile bakmak ve her açıdan sorgulamak gerekir. Tez cümlesini açalım, örneklemeler ile devam edelim ve alım yapmak isteyenleri "davranış biçimlerine göre" ayıralım. Soralım, siz de kendinizi aşağıdaki bir "tanım içinde bulabilirsiniz." 1- Emlak değerlerin, salt emlak gerçeklere dayanan detaylardan dolayı prim yapıp yapmayacağı sorgulanabilir. Bu ne demek? Sadece fiyatlara bakar ve yaptığınız alımın değerlenme sürecini sorgulayabilirsiniz. Çok boyutlu denklem 2- Alıma karar verildiğinde veya alım şartları sorgulanırken "ödeme, borçlanma cinsi-planı, paranın fırsat değeri, diğer piyasalarda nasıl değerlendirilebileceği" gibi detayları sorgulayabilir ve sorgulamayı tek boyutlu bir yapıdan "çok boyutlu bir denkleme" dönüştürebilirsiniz. 3- Bütün bu gelişmiş bakış açısına kendi sosyal-ekonomik gerçeklerinizi ekler ve senteze ulaşabilirsiniz. En doğru kararlar "ikinci tip yatırımcının" kendi gerçeklerini son halkada analize ekleyip senteze varmasıyla verilir. Bu noktada bir daha soralım; olaya tek boyutlu bir açıdan bakan ile, çok boyutlu bir algılama ile sorgulayan bir alıcı arasında, süreç olarak nasıl bir fark oluşur? İki sanal alıcı yaratalım ve devam edelim. Farklı davranış biçimleri 1- Sadece "fiyat-prim yapma potansiyeli odaklı" bir alıcı olan yatırımcı nasıl hareket eder? Odaklanma sadece "emlak değerler" prim yapar mı? sorusu üzerinde oluşur ve salt alım-satım farkına dayanan senaryolar kurgulanırken, borçlanma detayları, finans piyasalarındaki potansiyel dalgalanmalar, paranın fırsat getirisi gibi kavramlar göz ardı edilir. Örnek: Bu tip bir alıcı sadece "fiyat, yer, prim" gibi bileşenleri sorgular. 2- Olaya çok boyutlu bakan bir yatırımcı ne yapar? Evi bulur, prim potansiyelini sorgular ve karar aşamasında devreye "dolar mı, YTL mi yoksa euro mu borçlanmalı?" veya "şimdi alım ile sonrası alım arasında düşen faiz-artan fiyat denklemi sonuca nasıl yansır" gibi ayrımlar girer. Bu noktada çıkarımlardan net sonuçlara gidelim; Faiz yeniden düşecek Sonuç 1: Ev almak kavramını kendi dinamikleri içinde tek başına değerlendirmek eksik bir yapıdır ve küreselleşen dünya düzeninde, gittikçe hassaslaşan finansal dinamikler eşliğinde sadece alınanın değerine ve prim potansiyeline göre verilen her karar eksiklidir. Bu gerçeğe en güzel örnek olarak; "son 5 yılda Türkiye'de dolar mı, YTL mi borçlananlar" sorusu verilebilir. Sonuç 2: Önümüzdeki günlerde "değişen siyasi-finansal" dinamikler ile borçlanma faizleri yeniden düşecek. Burada çok önemli bir soru öne çıkıyor: Düşen faiz, talebi körükleyecek. Peki artan talep alacağınız eve prim yaptırırsa, yani düşmüş fiyatlar yeniden şahlanırsa ne olacak? Burada nasıl karar verilecek? Burada tek bir kriter var; toplam maliyet. Sonuç 3: Ev, işyeri, arsa almak tamamen finansal bir karardır. Ben "para ve finans" piyasalarına hiç bakmam, sadece emlak alırım diyenler, aldıkları tek boyutlu kararlarda asla optimum noktayı yakalayamazlar. Ben "para" konuları ile ilgilenmiyorum, ben "gayrimenkulcüyüm, arsacıyım" diyenlere sesleniyorum; emlak ile ilgili attığınız her adım finansaldır.Yiğit Bulut 13.01.2009 |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 14.01.2009 İhracatta umduğunu bulamayan üreticiler en olmayacak köşelere bile tekliflerini yapıyorlar.Birleşmiş Krallık (İngiltere ...)son ihracat tekliflerinin yapıldığı ülkeler arasında ama burda işler felaket durumda denebilir talep %50 azalmış durumda.Fiyat seviyeleri burda 594-610$ civarında.
İnşaat firmalarından Bovis'in 200 kişiyi daha işten çıkaracağı belirtiliyor(Kaynak:Manchester News) Ukraynalı üreticiler doğal tüketimlerini yarıya indirmek için hükümetten baskı altındalar.Üretim yavaşlaması fiyatlarını yukarı çıkarırmı? |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
13.01.2009 Hurda Fiyat artışları Körfez Ülkelerine inşaat demiri tekliflerini 530-550$ cfr seviyelerini getirdi. Bu bölgedeki stoklar hala yüksek durumda ve bu teklifler sadece yerel stok fiyatlarını daha cazip hale getireceği belirtiliyor.Stoklar erimeden ve talep canlanmadan bu fiyatların bir iki alışveriş dışında başarılı olmayacağı görüşü hakim. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
13.01.2009 Dünya Fiyatları $/ton
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
13.01.2009 Londra Metal Borsası Kütük İşlemleri 13 gün içinde 360$/ton mertebesinden 290$ lara nakit alışverişte gerilemiş durumda .
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 13.01.2009 Wall Street Journal haberine göre, İngiltere bankaları hükümet ile ortak olarak şirket temerrütlerini önlemek için bir fon oluşturacak. Zor durumdaki şirketler bankalara borçları karşılığında hisse verecek. Öte yandan İngiltere Başbakanı Gordon Brown, ekonomik krizle baş gösteren yüksek işsizliğin önlenebilmesi ve 500 bin kişiye iş alanı açılması için hazırlanan planı açıkladı. 500 milyon (754 milyon dolar) sterline mal olması beklenen plana göre, her bir işsizin eğitimi ve iş sahibi yapılması için işverene işsiz başına 2.500 sterlin ödenmesi öngörülüyor. Bu arada Alman Hükümeti’nin de iflas tehlikesi altındaki şirketlere ortak olmayı da içeren bir planı kabul ettiği ileri sürüldü. Başbakan Angela Merkel’in Avrupa’da şu ana kadar en büyük tutar olan 50 milyar euro tutarındaki mali teşvik paketini onaylaması bekleniyor. (Sabah Gazetesi) Dyo Boya Fabrikaları Sanayi ve Ticaret A.Ş. Ocak’ta üretime toplam 6 gün ara verecek. (Referans Gazetesi) Le Monde’un haberine göre, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin ekim sonunda uygulamaya koyduğu kredi aracı kurumları 2,5 ayda 4 bine yakın şirketin imdadına yetişti. Buna göre, çoğunluğunun çalışan sayısı 50 kişinin altında olan 3.727 şirket, bankalardan kredi temin edemedikleri için, devletin kredi aracı kurumuna başvuruda bulundu. Hazine de, uygun gördüğü şirketlere verilmek üzere bankalara gerekli kaynağı sağladı. (Referans Gazetesi) Koç Holding’in, mevcut kredilerin yeniden finansmanında kullanılacak 774 milyon dolarlık bir kredi için imza sürecinde olduğunu söylediler. Kredilerin bir diliminin bir yıl vadeli ve 320 milyon dolar büyüklüğünde olduğunu, diğer diliminin ise üç yıl vadeli ve 339 milyon euro (454,4 milyon dolar) büyüklüğünde olduğunu belirtildi. Bir yıl vadeli dilimin maliyeti ise Libor artı 375 baz puan. (Reuters) Geçen yıl Türkiye’nin önde gelen perakende zincirlerinden Migros’u satın alan Moonlight Perakendecilik, Migros Türk ile devralmak suretiyle birleşecek. (Reuters) IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, kriz nedeniyle zor durumdaki gelişen ve fakir ülkelere destek için 150 milyar dolara daha ihtiyaç duyabileceklerini söyledi. (Milliyet Gazetesi) Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Jean-Claude Trichet, global ekonominin 2009’da belirgin derecede yavaşlayacağını ve çoğu büyük ekonomilerde daralma olacağını ancak global ekonominin 2010’da toparlanmasının beklendiğini belirtti. (Reuters) Ford Otosan Kocaeli fabrikasında, 20 Aralık’ta ara verilen üretime yeniden başlandı. Şirket yurtdışı ve yurtiçi pazarlardaki talep düşüşü nedeniyle 6.400 işçisini ücretsiz izne çıkarmıştı. Oyak Renault ve Tofaş da yeniden üretime başladı. Tofaş üretime 27 Aralık’ta ara vermiş, bu süreçte yaklaşık 6 bin işçinin çalıştığı fabrikada, sınırlı sayıda çalışan görevlerini sürdürmüş, zorunlu izne çıkarılanların ücretlerinin %76’sı ödenmişti. 18 Aralık 2008 tarihinde üretimini durduran Oyak Renault’da da toplam 4.490 işçinin büyük bölümünü, ücretlerinin %76’sının ödenmesi kaydıyla zorunlu izne çıkarılmıştı. Toyota Türkiye Otomotiv Sanayi ise, 15 günlük aradan sonra üretime başladı. Öte yandan Anadolu Isuzu Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş, 19 Ocak 2009 tarihinden başlayarak üretime 1 ay ara vereceğini duyurdu. (Milliyet Gazetesi, Dünya Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 12.01.2009 Merkez Bankası, Kasım ayı ödemeler dengesi istatistiklerini bugün TSİ 17.00’de açıklayacak. CNBC-e’nin anketine göre, Kasım’da cari işlemler açığının 1,3 milyar dolar olarak gerçekleşmesi bekleniyor. (CNBC-e) Hazine Müsteşarlığı, bugün 6 ay (182 gün) vadeli TL cinsinden iskontolu bono ihalesi düzenleyecek. Söz konusu ihalede satılacak kağıtların ihraç tarihi 14 Ocak Çarşamba olarak belirlenirken, geri ödeme tarihi 15 Temmuz 2009 olarak öngörüldü. Hazine, 13 Ocak Salı günü TL cinsinden 22 ay (658 gün) vadeli iskontolu tahvil ile 5 yıl (1771 gün) vadeli değişken kuponlu tahvil ihalesi de düzenleyecek. (Dünya Gazetesi) İMKB hisse senedi piyasasında yabancılar, Aralık ayında 162,35 milyon dolarlık net alış işlemi gerçekleştirdi. Yabancılar Aralık’ta 1,95 milyar dolarlık alış, 1,78 milyar dolarlık da satış işlemi gerçekleştirdi. (Reuters) Bu yıl uluslararası piyasalardan 5,6 milyar lira karşılığı dış borçlanma planlayan Hazine, yılın bu kapsamdaki ilk ihalesini tamamlarken, analistler Ocak ayı içerisinde ikinci bir ihracın olabileceğini ve Hazine’nin yılın ilk aylarında dış borçlanmasının yarısından fazla bölümünü tamamlamasını beklediklerini söylediler. Hazine’nin 14 Temmuz 2017 vadeli dolar cinsi 1 milyar dolar tutarında tahvil ihracında 2 kat talep gelirken, getiri %7,5 olmuş, ihalenin yaklaşık 650 milyon dolarlık bölümü yerel yatırımcılar tarafından alınmıştı. (Reuters) Akaryakıt ürünlerinden 95 oktan kurşunsuz benzine 9 kuruş, motorine de 9-13 kuruş arasında zam yapıldı. (NTVMSNBC) Kayıtlı ekonomiye geçişi özendirmek için vergi oranlarında artırım talebinden vazgeçen IMF, kamu gelirlerinin kalitesini artırmak yani vergi toplanacak alanların geliştirilmesini istiyor. (Sabah Gazetesi) Türkiye ile IMF arasında yapılması öngörülen anlaşmanın, küresel krizin başlamasından bu yana “Yükselen ekonomilerin arasında en büyük kurtarma” olması beklendiği bildirildi. İngiliz The Observer Gazetesi, IMF’nin, Türkiye’ye sağlayacağı kredinin 25 milyar dolara kadar çıkabileceği belirtildiğini kaydetti. Gazeteye konuşan Economist Intelligence Unit’in Türkiye uzmanı Robert O’Daly ise, dünya çapındaki güvendeki düşüşün, Türk ekonomisini 2001 yılındaki krizden bu yana “en kırılgan” hale getirdiğini öne sürdü. (Hürriyet Gazetesi) PWC (PricewaterhouseCoopers) Türkiye’nin hazırladığı “Enerji Sektöründe Şirket Birleşmeleri ve Satın Almaları 2008” araştırmasına göre, Türk enerji sektöründeki birleşme ve satın alma işlemleri krize rağmen hız kesmedi. 2008’de gerçekleşen 19 adet birleşme ve satın alma işlemi 6,6 milyar dolarla rekor düzeye ulaştı. (Hürriyet Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 09.01.2009 Rusya -Ukrayna arasındaki doğal gaz kavgasının bir kazazedeside Bosna daki ArcelorMittal Zenica demir çelik üreticisi oldu. Doğal gaz kesintisi yüzünden üretim durdu .Üretim durmadan önce 800.000 senelik kapasiteli tesis %80 kapasite ile çalışıyordu Böhler-Edelstahl_VoestAlpine Avusturya kuruluşu zayıf talep neticesinde üretime ara verdiğini duyurdu .Şubat'tada ayrıca senelik %3 kısıntıya gideceklerini planlıyorlar. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 09.01.2009 Lloyds TSB Demir Çelik raporuna göre Demir&Çelik üretim kısıtlaması gelecek 6-9 ay için daha devam edecek.Olmayan talebe üretmenin bir anlamı yok.Gelişmiş ekonomiler toparlanana kadar kısıntılar devam edecek.Ayakta kalan tesislerin 2010 senesinde daha iyi karlarla karşılaşacağı belirtiliyor. Üreticiler bu kısıntıları hem ayakta kalabilmek hemde arz-talep dolayısı ile fiyat dengesi sağlamak için gerçekleştiriyorlar.Bu sayede fazla iniş çıkışların-zigzagların-önünü kesip piyasaya düzen getirmeyi hedefliyorlar. Genelde benimsenen düşünce ve starteji fiyat düşürmenin olmayan talebi, şu ekononomik kriz ortamında ,arttımayacağı yönünde. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Kasım ayında sanayi üretimi %12,8’lik beklentilerin üzerinde %13,9 azaldı. (NTVMSNBC) Merkez Bankası, Ocak ayı ilk dönem beklenti anketi sonuçlarına göre 2009 yıl sonu enflasyon beklentisi %7,84, Ocak ayı enflasyon beklentisi ise %0,54 artış olarak tahmin edildi. Ankette TÜFE beklentileri gelecek 12 ay sonu için %8,45’ten %7,64’e, gelecek 24 ay sonu için de %7,26’dan %6,74’e geriledi. 2009 yıl sonu büyüme beklentisinin %1,1’e gerilediği ankette, 2009 sonu cari açık beklentisi de 29,51 milyar dolar oldu. Ankette dolar kuru da 1,57 TL olarak belirlendi. Gelecek 12 ay basit faiz ise ankete katılımcılar tarafından %13,12 olarak tahmin edildi. (Referans Gazetesi) IMF Türkiye Masası Şefi Rachel van Elkan başkanlığındaki heyet, öngörülen yeni anlaşmaya ilişkin resmi görüşmelere Ankara’da başladı. Heyet ilk olarak Devlet Bakanı Mehmet Şimşek’le görüştü. Bakan Şimşek’in, Türkiye Masası Şefi Rachel van Elkan başkanlığındaki IMF heyeti ile programın genel çerçevesini görüştüğü öğrenildi. (NTVMSNBC) Mahalli idarelere aktarılacak kaynak, IMF ile yapılacak görüşmelerin de temel gündem maddesi olmaya aday. Bürokrasi, mahalli idarelere bu yıl bütçeden yapılacak aktarımların 1,2 milyar TL daha kesilmesi konusunda ısrarcı. Konunun IMF ile de görüşülerek, netleştirilmesi bekleniyor. Ancak kesintinin yerel seçimler sonrasına sarkıtılması noktasında görüş birliği bulunuyor. (Referans Gazetesi) Türkiye ile IMF arasında imzalanacak anlaşma için görüşmeler başlarken, hükümetin üretici şirketlerin krizden ağır yara almasını önlemeye yönelik tedbirleri de şekilleniyor. Buna göre şirket birleşmeleri teşvik edilecek. Birleşip daha güçlü bir yapı oluşturan şirketlere 1 veya 2 yıl kurumlar vergisi istisnası getirilecek. Bütçe gelirinde zorlanma ihtimaline karşı vergi istisnasının belli bir miktar kısıtlanması da gündemde. (Dünya Gazetesi) Enerji Bakanlığı’ndan bir yetkili, “Rusya’dan sadece Mavi Akım hattından gaz çekişi yapılmasının ardından Ambarlı (B), Bursa doğalgaz çevrim ve Hamitabat santrallarında üretimine dün ara verildi. Ambarlı (A) santralında da alternatif yakıt olarak fueloile’e geçildi” dedi. (Milliyet Gazetesi) İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, istihdamın korunması için hayati önem taşıyan “Kısa Çalışma Ödeneği”nin süresinin ve ödenek miktarının artırılmasının büyük önem taşıdığını bildirdi. (Dünya Gazetesi) Türkiye’nin en yüksek kapasiteye sahip otomotiv üreticisi Tofaş, global ekonomik durgunluğun sürmesi, ihracat siparişleri ve iç piyasa satışlarının daralması sebebiyle 657 kişiyi işten çıkarttığını, 241 mavi yakalı çalışanının ise kendi isteğiyle ayrılma kararı aldığını açıkladı. (NTVMSNBC) Metro Group Türkiye Temsilcisi Nurdan Tümbek Tekeoğlu, küresel ekonomik kriz nedeniyle gıda grubu satışlarında %10 daralma yaşanmasına rağmen, bu yıl Türkiye genelinde 3 Real mağazası açacaklarını söyledi. (Referans Gazetesi) Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı (TÜROFED) Ahmet Barut, piyasaların içinde bulunduğu koşullar nedeniyle turizm sektörüne en kısa zamanda destek paketi açıklanması gerektiğini söyledi. (Sabah Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 08.01.2009 Fabrikalar tarafından yapılan zamlar, olmayan talep düşüncesiyle indirim bekleyen piyasaya soğuk duş etkisi yaptırdı. Bu zamların arkası gelirmi ? Üreticiler yurt dışı hurda alımlarında istedikleri indirimleri bulamıyorlar ve buda fiyatlarda esnek olmalarını engelliyor.Yaza doğru yapılan hurda alımlarının fiyat mertebeleri zamların ufak ufakta olsa bir miktar daha devam edeceği izlenimini veriyor. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 08.01.2009 Avrupa Çin menşeyli kangal ürünlerine %25 vergi getirmeyi planlıyor.Çin'de ihracata zaten %15 ihrac vergisi uygulanıyor bitmiş ürünlerin ihracatını teşvik için. Türk ihracatının Avrupaya önünü açarmı ? Fiyat Farkı Kararnamesi’nde yer alan formüle göre, 2008’den önce ihalesi yapılan yapım işlerinde, 100 liralık “beton çelik çubuğu ve hasır çelik” kullanımı için aylık ortalama 20 lira ek fiyat farkı ödenecek. Edinilen bilgiye göre, fiyat farkı kararnamesi, ihalesi, Kamu İhale Kanuna göre 31 Mayıs 2008 tarihinden önce yapılan yapım işlerini kapsayacak. (Referans Gazetesi) Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Türkiye’nin IMF ile anlaşmasının bir garanti unsuru olduğunu belirterek, “Türkiye’ye yapılacak 25-30 milyar dolarlık yardım paketi önemli değil, önemli olan güven ortamının oluşmasıdır” dedi. Krizin başladığı piyasanın krizin bittiğini açıklaması gerektiğini belirten Şahenk, “ABD’yi izleyeceğiz. 2009 son çeyreğinde ABD piyasaları toparlanır ancak Türkiye’ye bu bir veya iki çeyrek sonra gelir” dedi. (Sabah Gazetesi) Türkiye Masası Şefi Rachel van Elkan başkanlığındaki Uluslararası Para Fonu (IMF) heyeti Ankara’ya geldi. Edinilen bilgiye göre, Fon’daki bazı bankacılık ve kamu maliyesi uzmanlarının da eşlik ettiği heyet, yarından itibaren Ankara’daki resmi görüşmelerine başlayacak. (Milliyet Gazetesi) Otogaz olarak kullanılan likit petrol gazın (LPG) litre fiyatına 1-2 kuruş arasında zam yapıldı. (Referans Gazetesi) ABD Merkez Bankası’nın (FED) önceki gün açıklanan Aralık ayı toplantı tutanaklarında, FED kurul üyelerinin faizlerin neredeyse sıfır seviyesine indirilmesine rağmen ABD ekonomisinin hâlâ “önemli” risklerle karşı karşıya olduğu görüşü ve bazı kurul üyelerinin deflasyon tehlikesi gördükleri ifadesi yer aldı. FED üyeleri, durgunluğun büyük ihtimalle 2009 yılında da süreceğini, 2010’da ekonomide “makul bir düzelme” görüleceğini bildirdi. (NTVMSNBC) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 07.01.2009 Demir Çelik üreticileri fiyatlarını 20 ytl/ton +/- arttırdılar. Enerji Bakanı Hilmi Güler, dün Rusya’nın Ukrayna üzerinden gelen Batı hattından alınan gazın tamamen kesildiğini, Mavi Akım’dan çekişin ise artırıldığını söyledi. (NTVMSNBC) Özelleştirme idaresi Başkanlığı (ÖİB), Milli Piyango’nun özelleştirme ihalesinde yatırımcılardan gelen talep üzerine ön yeterlilik için son başvuru tarihinin 16 Şubat’a, son teklif verme tarihinin de 15 Nisan’a uzatıldığını açıkladı. (NTVMSNBC) Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Türk Eczacıları Birliği'ni (TEB) devre dışı bırakarak her eczane ile ayrı ayrı sözleşme imzalamanın zeminini araştırıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ise eczacılarla 16 Ocak'a kadar protokol imzalamanın yollarını arayacaklarını, daha sonra e-sözleşme yapmak için altyapılarının hazır olduğunu söyledi. (Referans Gazetesi) Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu tasarılarını Meclis’ten hızla geçirmek için muhalefet turuna çıktı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşen Şahin, 1-2 gün içinde bir komisyon kurulacağını açıkladı. (Hürriyet Gazetesi) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği’nin (Eurochambers) ortaklaşa yürüttükleri Türkiye-AB Oda Forumu (ETCF) projesi kapsamında Türkiye ve Avrupa odaları, 22 projeye ortak oldu. Projelere Avrupa Komisyonu tarafından 4,5 milyon Euro destek sağlandı. (Hürriyet Gazetesi) Memur-Sen tarafından yapılan araştırmaya göre, Aralık 2008'de 4 kişilik ailenin açlık sınırı bir önceki aya göre 4 TL artarak 820 TL'ye, yoksulluk sınırı ise 6 TL artarak 2.257 TL'ye yükseldi. (Dünya Gazetesi) 3 bin yıllık tekstil şehri Denizli, küresel krizin darbesini en ağır hisseden illerden biri oldu. 6 ana sektörde 2008 yılı ihracatı 3 milyar dolar olan ilde, kriz nedeniyle yaklaşık 4 bin kişi işsiz kaldı. (Referans Gazetesi) TÜSİAD, TÜRKONFED, TÜSİAD-Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu (REF) ve Ulusal İnovasyon Girişimi (UİG) tarafından başlatılan, TÜBİTAK tarafından desteklenen Bölgesel İnovasyon Merkezleri Projesi (T-BİM) ve projeye ilişkin hazırlanan rapor, düzenlenen seminerle kamuoyuna tanıtıldı. T-BİM ile Türkiye’de sektörel odaklı çalışacak bölgesel inovasyon merkezlerinin kurulması ve bu merkezlerin TÜRKONFED’e bağlı federasyonların koordinasyonunda Türkiye’nin yedi bölgesinde oluşturulmasının amaçlandığı belirtildi. (Milliyet Gazetesi) ABD’de başkanlığı George W. Bush’dan 20 Ocak’ta devralacak Barack Obama, 2009 yılı bütçesini kastederek, “yıllık bütçe açığımız 1 trilyon doları bulabilir” dedi. Obama, Kongre’den 2 yıllık 775 milyar dolarlık vergi indirimi isteyeceğini belirtti. (Hürriyet Gazetesi) Dünyanın en büyük otomobil üreticisi Toyota, talepteki daralma sonrasında stoklarını azaltmak amacıyla Japonya'da üretimi şubat ve mart aylarında 11 gün durduracağını açıkladı. Toyota ayrıca, Ocak ayında kendi işlettiği 12 fabrikasında üretimi 3 gün durdurma kararı aldı. Toyota'nın en büyük pazarı olan ABD'de satışları Aralık’ta %37 düşüş ile 25 yıldan uzun bir sürenin en kötü performansını gösterdi. Aralık’ta ABD'li otomotiv şirketi Chrysler’ın satışları ekonomik durgunluk ve filo satışlarının azalması nedeniyle %53 düşerken, Honda’nın %35, Ford’un %32, General Motors (GM) ile Nissan’ın da %31’er düştü. (Sabah Gazetesi) ABD'nin en büyük aluminyum üreticisi Alcoa 13.500 kişiyi işten çıkartırken, kapasitesini %18 düşüreceğini açıkladı. Yıllık aluminyum üretim kapasitesini 750 bin tona düşüreceğini açıklayan şirket, ayrıca 1.700 iş sözleşmesini de iptal edeceğini açıkladı. (Sabah Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
06.01.2009 Dünya Fiyatları $/ton
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 06.01.2009 Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Adalet Bakanlığı’nca hazırlanan Çek Kanunu Tasarısı’na son şeklini vermek üzere toplandı. Hazırlanan Çek Kanunu Tasarısı ile karşılıksız çek verenlerin 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması uygulamasının kalkması, bu kişilere 150 bin TL’ye kadar para cezası verilmesi öngörülüyor. Tasarıda çekleri karşılıksız çıktığı için yasaklananların isimleri internetten duyurulması, hamiline düzenlenecek çeklerin diğerlerinden ayırt edilebilecek biçimde basılması, çekin karşılıksız çıkması halinde bankanın alacaklıya bildiği adresleri vermesi aksi halde 5 bin TL ceza alması gibi düzenlemeler yer alıyor. (Milliyet Gazetesi) Merkez Bankası verilerine göre, 1995=100 bazlı reel efektif döviz kuru endeksi geçen yıl TÜFE bazında %12,3 değer kaybederek 190,3’ten 166,8’e, ÜFE bazında da %15,7 değer yitirerek 159,7’den 134,6’ya geriledi. (Dünya Gazetesi) Merkez Bankası Aralık ayı fiyat gelişmelerine ilişkin raporunda, talep koşullarındaki zayıflamaya paralel olarak hizmet fiyatlarında gözlenen yavaşlamanın devam ettiğini belirterek, önümüzdeki dönemde enflasyonun kademeli olarak düşüşünü sürdürmesinin beklendiğini duyurdu. Aralık ayı fiyat gelişmelerinin döviz kurundaki hareketlerin kısa dönemli etkilerinin büyük ölçüde sınırlı kaldığını teyit ettiği belirtilen açıklamada, bunun yanında petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki gerilemenin enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam ettiği ifade edildi. (NTVMSNBC) IMF Heyeti, 8 Ocak sabahı Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek’le bir araya gelecek. Masaya yatırılacak kritik konuların başında yeni teşvik paketi, vergi indirim talepleri, kamu yatırımları, sağlık harcamalarında kısıntı, reel sektör borçlarının yapılandırılması geliyor. (Sabah Gazetesi) Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF ile yapılacak anlaşmanın klasik programlardan farklı ve güncel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde dizayn edildiğini söyledi. Şimşek, IMF’den gelecek kaynağın reel sektörü dolaylı olarak destekleyeceğini belirtti. (Dünya Gazetesi) Vergi Daireleri Otomasyon Projesi’nin (VEDOP) 3. aşamasının da devreye girmesiyle birlikte Mayıs ayından itibaren vergiyle ilgili bütün işlemler elektronik ortamda yapılacak ve takip edilecek. Gelir İdaresi Bilgi İşlem Merkezi’nin bankalar ve diğer ilgili birimlerle elektronik entegrasyonunu da güçlendirecek VEDOP-3 ile beyannameden sonra tahsilat, haciz, arşivleme ve takip işlemlerinin de elektronik ortamda yapılması sağlanacak. (Hürriyet Gazetesi) İngiliz Financial Times Gazetesi, Amerika Birleşik Devletleri’nde başkanlığa seçilen Barack Obama’nın gündemindeki büyük mali kurtarma paketinin gecikebileceğini yazdı. Gazete, bu gecikmenin nedeninin, kongrenin merkeze yakın Demokrat üyeleriyle, Cumhuriyetçi mensupları arasındaki bütçe açığı kaygısı olduğununa dikkat çekti. Öte yandan Obama’nın bir yardımcısı, 775 milyar dolarlık olması düşünülen ekonomik paketin yaklaşık %40’ına denk düşen 310 milyar dolarlık kısmının, vergi indirimi şeklinde olacağını belirtti. (NTVMSNBC, Hürriyet Gazetesi) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 05.01.2009 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre,Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) %0,41, Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) %3,54 geriledi. CNBC-e anketinde, TÜFE’de %0,20 artış, ÜFE’de ise %0,39 düşüş bekleniyordu. Yıllık enflasyon TÜFE’de %10,06, ÜFE’de %8,11 düzeyine geriledi (NTVMSNBC) TİM verilerine göre, ihracat Aralık ayında %25 azalarak 7,1 milyar dolar oldu. Böylece 2008 yılı ihracatı 131,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, ihracatın 2009’da daralarak 109 milyar dolar, ithalatın da 151 milyar dolar olmasının beklendiğini belirtti. Tüzmen, ihracatın 2010’da yeniden artış trendine gireceğini ve 2011’de gerçek düzelmenin yaşanacağını ifade etti. (NTVMSNBC) Akaryakıt ürünlerinden 95 oktan kurşunsuz benzinde, 3 Kr’lik indirime gidildi. (NTVMSNBC) Türkiye Masası Şefi Rachel van Elkan başkanlığındaki Uluslararası Para Fonu (IMF) heyeti bu hafta gelecek. Heyet, yaklaşık 10 gün Türkiye’de kalarak, stand-by anlaşmasının altyapısını hazırlayacak. Heyetin, yeni stand-by ve Türkiye’nin finansman ihtiyacı konusunda rapor hazırlayarak Fon’un İcra Direktörleri Kurulu’na sunması bekleniyor. (NTVMSNBC) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş, Botaş’ın ithalat kontratlarının özel sektöre devri ile ilgili olarak ithalatın tamamen serbest bırakılması yönünde görüş vererek bunu ilgili kurumlara ilettiklerini belirtti. Köktaş, ithalat serbestliğinin koşullarını içeren bir karar verilmesini istediklerini vurgulayarak, 2011 yılında süresi bitecek 6 milyar metreküplük Rus gazı ithalat kontratı için de bugünden önlem alınması gerektiğini belirttiklerini anlattı. Enerji sektöründe bu yıl yeni denetim mekanizmalarının devreye sokulacağını duyuran Köktaş, sektörde istikrar için enerjinin bir dış politika enstrümanı olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi.(Referans Gazetesi, Dünya Gazetesi) Rusya ile Ukrayna arasında siyasi yönü ağır basan doğalgaz çekişmesi, yavaş yavaş Türkiye ve diğer ülkeleri de etkilemeye başladı. Rusya’nın doğalgaz tekeli Gazprom’un sözcüsü Sergey Kupriyanov, Ukrayna’nın Türkiye ve diğer Balkan ülkelerine transit Rus gazını pompalayan Orlovka’daki kompresör istasyonunu durdurduğunu açıkladı. Botaş’tan üst düzey bir yetkili ise, Gazprom’un Ukrayna’ya 1 Ocak’tan itibaren verdiği gazı kesmesinin Türkiye’yi etkilemediğini söyledi.(Milliyet Gazetesi, NTVMSNBC) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 2009'a girerken Dünya fiyatları aşağıdaki gibidir: Avrupa inşaat demiri ihrac fiyatları 520-530$ fob BDT ülkeleri kütük ihrac fiyatları 360-370$ fob BDT ülkeleri inşaat demiri ihrac fiyatları 430-440$ fob Türkiye kütük ihrac fiyatları 400-410$ fob Türkiye inşaat demiri ihrac fiyatları 480-490$ fob Körfez Ülkeleri inşaat demiri ithal fiyatları 470-480$ Çin Kütük ihracat 620-625$ Çin İnşaat Demiri ihracat 650-670$ |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||